Örgü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Örgü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2018

Kahve Bahane #15


Hava buz gibiyken buraya içimi ısıtacak birkaç satır yazmaya geldim. Sen misin, bu sene kar kış bizim buralara uğramadı diyen!
Cumartesiden bu yana hava sıcaklığı inanılmaz bir hız ile düştü. Bugün kar fırtınası ile -21 derece hissetmemize neden oldu. Yavaş yavaş nehir donmaya başladı. Bugün fotoğrafını çektim. Şimdilik ortası donmamış ama Cuma gününe kadar tüm nehir donar.


Zor şartların insanı olduğumdan, diğer tüm hafta sonları torbaya girmiş gibi davranarak bu hafta sonu araba kiralayıp, arkadaşın bebeğini görmeye gittim. Uzun zaman olmuş bebek sevmeyeli. Uzun uzun sevdim. Öyle tatlıydı ki. Her şeyin küçüğü sevilir derler ya, insan için de geçerli bu. Küçükken, gucuk bugucuk yaparken ne tatlı oluyoruz. Leh bebeğine de Türk usulü hediye götürdüm. Hemen görsellerini ekleyeyim.

Oyuncak Çantası
Kelebekli Bebek Battaniyesi
Bebek Yeleği
Bebek Bakım Çantası



Giderken iyiydi lakin dönerken buz üzerinde araba sürerken biraz tırstığımı itiraf etmeliyim. Tıngır mıngır arabayı sürerken seneler önceki anlılarım geldi gözümün önüne.

İlk arabamı 2000'li yılların başında almıştım. Bir kış gecesi don olmuştu. Erkek kardeşimle arabayı alıp okul bahçesinde soluğu almıştık. Sonrası deli gibi atılan driftler ve zevk çığlıklarıydı. Şimdi öyle bir şey yapmaya cesaret edemem sanırım. Tehlikeli işti vesselam. Sakın denemeyiniz.

Denemek demişken bizim minik bebek Veronika konuşma yaşına gelene kadar Lehçe'yi öğrenmeye karar verdim. Böylelikle Veronika ile iki lafın belini kırarız. Fena da olmaz. Annesi ile babasının söylediklerine göre ben bu işi kıvırırmışım. Ne söylediğimi anlamaları hoşuma gitti. Olacak gibi. Belki de olmayacak.

Depresyona girmek üzereyim. Asosyal olmanın kıyısında dolaşıyorum. Ama bunları yaşarken de mutluyum. Enteresan bir duygu durum geçişlerim var. Bazen kendimden korkuyorum. Sıkılıyorum derken, hayattan zevk alacak minik şeyler ile kendimi oyalıyorum. Resim çizmeye başladım. Bir Salvador Dali olmasam bile Cin Ali'nin çizerinden daha iyi şeyler ortaya çıkartabiliyorum.







İçimi ısıtacak bir yazı yazayım diye başlayıp, depresyona girmek üzereyim ile bitirmem de ayrı bir güzel oldu. İtiraf edin.

Bu kahve bahane yazısı da böyle olsun. Çokça sevgi, biraz kafa karışıklığı içersin.
Şimdilik benden bu kadar.
Bir sonraki kahve bahane yazısında görüşünceye kadar şen ve esen kalın.

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

6 Şubat 2018

200 Days Of Granny Square - Meydan Okumaya Var mısın?



Gün eldeki yünleri değerlendirme günü fikrinin olgunlaşması ile sevgili Ezgissimo'nun başlattığı bir bir meydan okumada ben de yerimi aldım. Açıkcası elde avuçta pek bir yün yoktu. Daha önce yapmış olduğum kindle kılıfımdan kalan 7 renk ile yola çıktım.
Maymun iştahlı olan ben ve 200 koca gün. Yan yana koyunca pek bir uyum içinde değiller farkındayım. Bugün etkinliğin 16. günündeyiz. Geç başladığım için ilk günler ikişer motif yaparak aradaki açığı kapattım. Bugün sekizinci renk olacak gri ipimi de aldım.

Daha önce böyle motif deneyimim hiç olmamıştı. Kindle kılıfını saymıyorum. Onlar minicikti. Motifler için en büyük ilham kaynağım pinterest. Bazen tam anlamıyla motife sadık kalarak bazen de küçük değişiklikler yaparak, birbirinden bağımsız ve rengarenk motiflerim oldu. Eklediğim motifleri görmek için yeşil renk olan pinterest yazısına tıklamanız yeterli. Boyutları birbirinden farklı olan motifleri nasıl birleştireceğime dair pek fikrim yok. Aman olsun, o zaman gelince bakarım ben çaresine.

Motiflerimin fotoğraflarını çekmek için gün ışığını kovalayıp durdum. Geçen sene, doğum günümde arkadaşımın aldığı tatlı çantanın içini boşaltıp tüm malzemelerimi içine yerleştirdim. Şimdi çantama baktıkça beni dürten örme hissimin önüne geçemiyorum. Kış ayı dolayısıyla dışarısı çok soğuk olduğundan şimdilik cam kenarındayım, bahar geldiğinde bisikletimin sepetine çantamı atıp kendimi parklara atacağım günleri iple çekiyorum.

Yeter bu kadar lafügüzaf. Artık görseller gelsin.



 







Bu meydan okuma beni heyecanlandırdı. Ben de yapabilirim. Neden olmasın diyorsan hadi gel katıl aramıza. İnstagram hesabımızda da motiflerimizi paylaşıp duruyoruz. #200daysofgrannysquare  hashtagi ile neler yapıyoruz takip edebilirsin.
Kendimizi durduracak değiliz. Yaşasın rengarenk motifler.

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

16 Ocak 2018

Kahve Bahane #12



Gezi yazılarını yazmaya başladığımdan beri, kahvemi yudumlayıp spotify listemi dinlerken kahve bahane yazısı yazmayı hep öteledim. Sanırım artık yazma vakti geldi. Şu an masada kahve yerine salep olsaydı keşke. Bol tarçınlı olanı makbuldür bana göre.
Geçenlerde bir yerde tarçınlı cappuccino içtim. Kendisine salepin yandan yemişi diyebilirim. Böyle soğuk bir memlekette, salep gibi güzeller güzeli içecekten bir haber olmalarına içerlendiğim doğrudur.

Soğuk dediğime bakmayın. Sanırım küresel ısınma buraları da etkisi altına almış. Ocak ayının ilk iki haftası hava oldukça güzeldi. 3 gündür gelen öldürücü soğukları saymazsak tabii.
Yağmuru sevmem ben. Yağmur altında yürümesi zordur. Islanırsın. Ama kar öyle mi? Kar tanecikleri gökten süzülürken huzur verir. Karlar üstünde yürürken insan çocuklar gibi şen olur. Kar özlemi var içimde. Umarım bu sene güzel güzel kar yağar buralara. Henüz tam anlamıyla kar yağmadı.
Varsın zaman aleyhime işlemeye devam etsin. Ben içimde öldürmediğim çocuğu canlı tutmaktan yılmayacağım. Bu aralar onu beslemek için bol bol diablo oynuyorum. Çocukluğumdan beri severim oyun oynamasını. Zamanında az The Sims, Tropico, Anno 1602 ve NFS oynamadım. Ne güzel oyunlardı.
Eskileri yâd etmeye başladığında insan yaşının ilerlediğini fark ediyor. Ayrıca içimin gizli bir köşesinde sallanan koltuğunda oturan bir Nazi Ana olduğu da doğru. Her zaman ona kulak versem olmaz. Biraz evhamlı kendisi, çoğu şeyi beğenmez. Arada onu mutlu kılmak için örgü örüyorum. İki tane atkı ördüm. Şimdi ikinci bere yolda. Dikiş ne alemde diye soracak olursanız, kapanmayan yaramı deşmiş olursunuz. Kumaşlar ve makine kış uykusuna yattı diyip, kıvırabildiğim en kısa yoldan kıvırmaya çalıştım.
Her sene bu yıldan şunu, bunu bekliyorum derdim. Bu sene bu cümleyi kurmadım. Bu sene kendimden tek beklentim altıncı ayın sonunda Lehçe konuşabilmek. Buraya bir dikkat çekmek isterim. Yıldan değil, kendimden beklentim bu. Şubat ayında yeniden kursa başlıyorum. Evde geçirdiğim bu ara dönemde de kelime ezberi yapmaya çabalıyorum. Verimli çalışmanın sadece çalışma kısmındayım. Umarım zamanla işin içine verimi de eklerim.

Son üç haftadır verimli olarak yapabildiğim şey ise spor. Artık hava şartları uzun yürüyüşler yapmak için elverişli değil. Yine spor salonuna tıkıldım kaldım. 30 dakik koşu bandında vakit geçirdikten sonra ağırlık çalışıyorum. Kaslarımda meydana gelen o yanma hissinden tarifsiz bir zevk almak işin bonusu. Arnold Schwarzenegger gibi olma hayallerim var. Şaka şaka. Sadece biraz kas kütlem artsın istiyorum. Yoksa Arnold kim, ben kim? İnsanın haddini bilmesi lazım. Haddini bilirken çok da alçak gönüllü olmaması lazım. Çünkü iyi niyet suistimali diye bir kavram ile burun burun gelebilir. Her şeyin bir dengesi var. İnsan olmanın zorluğu ise burada baş gösteriyor. Yaşamak kolay, dengeyi kurmak zor azizim.

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

29 Kasım 2017

Motifler İle Kindle Kılıfı Yapımı




Kindle ile aramdaki sıkı bağı bilenler bilir. Hani sorarlar ya "yanınızdan ayırmadığınız 3 eşyanız nelerdir?" diye. Ben buna gönül rahatlığıyla kindle diyebilirim. Çanta içinde çizilmemesi ve zarar görmemesi için ona birçok kılıf dikmişliğim var. Bu sefer bir farklılık yapıp rengarenk motifler ile bir kılıf hazırladım. Fikir annesi Ezgi'nin laptop kılıfı oldu. Çok da güzel oldu. Resmen çantamın içinde çiçekler açtı.

İşin en zor kısmı renklere karar vermekti. İpleri satın alacağım yere gidip o an gözüme çarpan renkleri alıp koşarak eve geldim. İp olarak YarnArt Jeans kullandım. Polonya'da üzerinde made in Turkey yazan şeylerle karşılaşıyorum bazen. Bu ipler de öyleydi.



Küçük motiflerden oluşması yapım aşamasını oldukça kolaylaştırıyor. İlk önce motifin ortalarını yaptım. 1 numara tığ kullandım.

Şimdi ben bunu yaparım diyenler için yapım aşamasını dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.

Motif içi yapılışı: 

  •  5 tane zincir çekip minik bir halka oluştur.
  • 1 zincir çekip 2 adet tekli trabzan yap. ( tekli trabzan demek ipliği tığa bir kez dolamak demek)
  • 1 zincir çekip 3 adet tekli tabzan yap.
  • 1 zincir çekip 3 adet tekli trabzan daha yap.
  • 1 zincir çekip 3 adet tekli trabaz yapmaya devam.
  • Son olarak 1 zincir çekip başladığın yer ile birleştir.
  • Böylelikle aşağıda yer alan fotoğraftaki minik motiflerlerden elde etmiş olacaksın.

Fotoğraflarım silindi. En kısa sürede yapım aşamalarının fotoğraflarını ekleyeceğim.

Motifin İkinci Aşaması:


  • Motifin dışı için kullanacağın rengi belirle. Daha önce hazırladığın minik motifte oluşturduğun tek zincirdeki boşluktan başla.
  • 2 zincir çekip 2 adet ikili trabzan yap. ( ikili trabzan ipi tığa iki kere dolamak demek)
  • 1 zincir çekip 3 adet ikili trabzan yap. Böylelikle bir köşe oluşturmuş oldun demektir.
  • 1 zincir çekip diğer boşluğa da 3 adet ikili trabzan yap. 
  • Küçük motifte bulunan 4 adet boşluğu doldurana kadar bu işlemi sürdür.
  • En son boşluğa da 3 tane ikili trabzan yaptıktan sonra bir zincir çekip başladığın nokta ile birleştir.
  • Bu işlemden sonra aşağıda fotoğrafladığım motiflerden elde etmiş olacaksın. 

Sonrasında motifleri birleştirmek için ihtiyacın olan bir iğne bir iplik. İtiraf etmeliyim ki işin en sıkıcı kısmı burası. Hepsini minik minik birleştirmek biraz zaman alıyor.



Motifleri istediğin boyutta birleştirdikten sonra kenarlarını sık iğne dediğimiz yöntemle tığlayabilirsin.



İşte hem yapması hem de kullanması oldukça zevkli bir kılıf ortaya böyle çıktı. Eğer ben de bu kılıfı yaparım diyorsanız, sizden gelecek görselleri heyecanla beklediğimi söylemeden geçemeyeceğim.



Bu kılıfı bitirdikten sonra bir atkı örme etkinliğine katıldım. Yakında onunla ilgili de bir yazı yazacağım.
Şimdilik hoşçakalın.
Sevgiler.

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:
Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.