Wroclaw etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Wroclaw etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2015

Wroclaw'ın içi ve dışı

Wroclaw'a gittiğimde beni rengarenk evler karşıladı. Masal kitabından çıkmış gibiydi hepsi. Her gün milyonlarca gözlerin üstünde olduğu bu evlerde, kim bilir ne anılar saklıydı.










Sonra teker teker kiliseleri gezmeye başladım. O zaman anladım ki dışarıdaki renkli hayattan farklı bambaşka bir hayata daha sahipmiş bu şehir. Her yerde görmeye alışık olduğumuz süslü kilise mantığından çok uzak dizayn edilmiş hepsi. İçine girdiğimde, orta çağ döneminin o gotik mimarisi içinde kendimi kaybettim. ( Ne severim ben orta çağı, hep o dönemde yaşamayı hayal ederim.) Kiliselerin kulelerinden şehre kuş bakışı bakma imkanım da oldu. İşte o kulelere tırmanırken, orada toz içinde duran küçük alanlar beni benden aldı :) Merdivenleri çıkarken kurduğum hayallerin ucu bucağı yoktu resmen :)


Kościół św. Marii Magdaleny






İçinde hummalı  bir düğün hazırlığı olduğu için gezemedim :)




                                               










Kościół Garnizonowy pw. Św. Elżbiety 


 Bu güne kadar gördüğüm en etkileyici İsa heykeli ünvanını aldı benden.










İçerisi loş olduğundan fotoğraflarım çok net çıkmadı fakat enfes bir tavan tablosuna sahipti. O çizimlere bakarken içimden " ya ben doğru düzgün resim yapamaz iken adamlar neleri başarmış " demekten kendini alamadım :)






   Müzenin içinde bulduğumuz varaklı ayna ile bir kart postal çalışmamızı paylaşarak uzun ve bol resimli Wroclaw yazımı sonlandırıyorum. Yeni şehirleri, gidip gördükçe yazmaya devam edeceğim.
Sevgiler..
































Paylaş:

13 Haziran 2015

Wroclaw'da ne yenir ne içilir...

Başlığıma aldanıp, Polonya yemeklerini yediğimi düşünenler varsa , çok büyük bir yanılgı içindeler. Çünkü 3 günlük gezimizde hiç Polonya yemeği yemedim :) Sadece Wroclaw'ın meşhur ballı birasının tadına baktım. Bir bira sevmez olarak onu da beğenmedim :)
Şimdi kısa kısa gittiğim mekanları yazıyım ki , benim gibi kısacık geziler yapacaklara bir fikir verebilsin :)
Sabah erken saatte yapılan tren yolculuğu beni oraya vardığımızda epeyi acıktırmıştı. Sokaklarda dolaşırken FC Nalesniki çıktı karşımıza. Tam olarak sayıyı hatırlamıyorum fakat 150 ye yakın krep çeşidi vardı :) Tatlı ve tuzlu diye ayrılmıştı. Ben menüdeki 58 numarayı seçtim :) İçinde çilek, kivi, nutella , krema ve orman meyveleri vardı. Beklediğimden daha büyük bir porsiyon geldi. Hepsini de afiyet ile mideme indirdim.
Daha sonra kiraladığımız evi bulduk. Sırt çantalarımızdan kurtuluk tüm gün şehri gezdik.



Akşam yemeği tercihimiz, bir  İtalyan restoranı olan Va Bene oldu.  Fakat o kocaman krepten sonra ben sadece tavuklu salata ile günün son yemeğini yemiş oldum. Aklım da Onur'un yediği carbonarada kalmadı değil :) 


Akşam ise bir şeyler içmek için bir bar aradık. Daha önce bir yerde okumuştum. Ballı biraları meşhur diye. Onu tatmak için Spiż'e gittik. Mekanın içinde kocaman bira kazanları sizi karşılıyor. Çok hoş bir görüntüsü var  fakat bira konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim :) Malum bira ile aramda çözemediğim bir hoşnutsuzluk durumu var.


Bir günde ne çok yiyip içmişim. Yazınca farkına vardım :) Zaman kısıtlı olunca, onu da deneyelim. Burayı da görelim telaşı olduğu için hep bunlar. 

İkinci günde pek abartmadım olayı. Evde sabah kahvaltımızı yaptık.  Akşam ise farklı bir İtalyan restoranına gittik. Bu seferki durağımızın Bernard oldu. Ben harika pişmiş etlere sahip olan Bernard's pasta yedim. Yanında içtiğim greyfurtlu limonatası da benden tam not aldı :) Mekan turistlik olduğu için biraz pahalıydı fakat parasının hakkını fazlasıyla verdi diyebilirim. 




Yemek faslını bitirdikten sonra , bir bakalım burada gece neler oluyormuş dedik. Cumartesi akşamı olmasından dolayı publar dolup taşıyordu. Bizde boş bulduğumuz bir yere oturduk. Dışarıda yer bulabildiğimiz için  de şanslıydık ve harika havanın tadını çıkardık.  





Paylaş:

12 Haziran 2015

Wroclaw Sokaklarında Sizi Bekleyen Cüceler

Wroclaw tipik bir Avrupa şehri olmasının yanı sıra şehrin birçok yerinde karşınıza çıkan cüce heykelleriyle ün yapmış durumda. Ben gezdiğim süre boyunca karşılaştığım tüm heykellerinin fotoğraflarını çektim. Burada yazıdan çok fotoğraflar olacak.
Benim favori cücelerim 1- 5 - 9 ve 23 numara. Sizin favoriniz hangisi?



1- Motorcu 


2- Kalp hırsızı


3- Konuşkan


4- İş adamı




5-Tembel


6- Gürültücü


7-Katip




8- Çalışkan


9- Şifacı


10- Düşünceli 


11-12 -Emektarlar


13-14 - Ayyaşlar



15-16-  Tulumbacılar


17- Gözcü


18- Süvari


19- Bilge




20- Bekçi






21-22- Şekerciler


23- Mutlu 


24-25 Sanatçılar 


Paylaş:
Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.