Hadi bakalım hayırlısı. Hakkında milyonlarca yazı bulabileceğiniz spor yapmanın incelikleri adlı konuya dair ben de bir şeyler yazmaya geldim. Yazıya başlamadan önce, aşağıda okuyacaklarınızın tamamen kişisel tecrübelere dayalı olduğu gerçeğini göz ardı etmememizi rica edeceğim. Yani o site senin, bu site benim gezip, bilgileri alt alta sıralamadım. Hepsini uyguladım. İşe yarar olduğuna kanaat getirmek için uzunca bir süre bekledim. Uyguladığım yöntemleri maddeler haline getirdim. Şimdi işin en keyifli kısmı olan deneyimleri paylaşma zamanı geldi çattı.
1- Sporu iş olarak yapan kişilerin instagram ve/veya sosyal medya hesaplarını iç geçirerek takip etmekten vazgeçin!
İç geçirerek tabiri, etrafımda ve takip ettiğim hesaplardaki yorumlardan çıkardığım bir gözlem. Profesyonel olarak sporla ilgilenenler tabii ki harika vücutlara sahip olacak. Nasıl bir öğretmenin bilgi birikimlisi, bir cerrahın tecrübelisi makbulse; spor yapan bir kişinin de tabiri caizse taş gibi olanı makbuldür. O hesaplar sizi motive ediyorsa takip etmeye devam edin. Ama bakıp bakıp sadece iç geçiriyorsanız hayatınızdan çıkarın. Çünkü sporda olumsuz düşünceye yer yok.
2- Kendinize uygun olanı aktiviteyi keşfedin!
Spor yaparken keyif alabilmeniz şart. Bu nedenle neyin size uygun olduğunu keşfetmekten çekinmeyin. Deneyin!
Mesela benim bisiklet ile olan aşkımı blogumu takip edenler bilir. Fakat spor salonunda beş dakika bile pedal çeviremiyorum. Bana her gün yarım saat spor salonunda pedal çevireceksin deseler, arkama bakmadan koşarak uzaklaşırım oradan. Bir daha da uğramam o salona.
Benim keyif aldığım şey kesinlikle koşmak. Bunu keşfetmem biraz zaman aldı. İlk başta ben öyle uzun uzadıya koşamam diyordum. Kışın koşu bandında, yazın da dışarıda uzun ve tempolu yürüyüşler yapıyordum. Bir gün erkek kardeşim abla jogging yapmayı denemelisin dedi. "Acaba nasıl olur? Denemekten zarar gelmez." dedim ve başladım. İlk başladığım zamanlarda 3 km'yi bitirebilmek bile bir başarıydı benim için. Zamanla hem tempom arttı. Hem de 3 km yerini 10 km'ye bıraktı. İlk zamanlarda ayak bileğimle ilgili sıkıntılar yaşadım. Doktorlar, röntgenler, kremler derken ayaklarım da tempoya ayak uydurdu. Koşuya başlayalı bir sene olacak. Bu bir sene içerisinde 3 yarışa katıldım. Ve bu sene katılmayı planladığım yarışlar var.
3- Şok diyetleri ve gördüğünüz her beslenme önerisini dikkate almayın!
Her gün bunu yerseniz, şunu içerseniz dal gibi olursunuz zırvalıklarını bir yana bırakın. İnternette var olan tüm beslenme çeşitlerini uygulamaya kalkarsanız işin içinde çıkamazsınız. Spor ve beslenmeyi ayrılmaz ikili gibi düşünün. Önemli olan uygulayabileceğiniz bir beslenme düzenine geçiş yapabilmek. Bir anda her şeyi kesip, kendinizi ve işleri yokuşa sürmeyin. Bu ay şeker tüketimimi azaltacağım diye yola çıkın ve ona odaklanın. Sonraki ay daha fazla sebze tüketeceğim diye ekleyin. Birkaç ay sonra mis gibi bir düzeniniz olacak. Ve yavaş yavaş geçiş yaptığınız için, yemememiz gereken şeyleri nasıl hayatınızdan çıkardığınızı anlamayacaksınız bile. Beslenmeniz düzene girdiğinde sporun etkilerini daha fazla hissedeceksiniz, bu da sizi doğru beslenmede kalmak için motive edecek. Yani gitsin yağlı ve şekerli yiyecekler. Gelsin sıkı ve dinç bir vücut.
4- Hem pastam dursun, hem karnım doysun demeyin. Acı yoksa gelişimde yok. Bunu unutmayın!
Spora başlayanların en çok yakındığı şeylerden biri de kas ağrısı. Kas ağrısı aslında o kasın gerçekten çalıştığının habercisi. Yani güçleneceğinin sinyalini veriyor size. Bu yüzden "ay yok çok ağrıyor" der ve çalışmayı bırakırsanız, o kaslar kendiliğinden gelişmez. Peki kas gelişmesi neden bu kadar önemli? Kaslar güçlenirse, daha fazla yağ yakarsınız. İstediğiniz yağ yakmak ise o kaslara ihtiyacınız var . Bu arada korkmayın. Kaslar balon gibi şişen şeyler değil. Birinci maddede bahsettiğim hesapları takip edip, böyle şişmesin kaslarım demeyin. Onun için ciddi bir efor lazım.
Bu noktada kendimden örnek vermekte fayda var. Bir senedir düzenli olarak koştuğumdan bahsettim. Ayrıca düzenli squat yapıyorum. Buna rağmen bacaklarımda herhangi bir kalınlaşma söz konusu değil.
5- Tartıya bağımlı yaşamayın. Kendinize bir mezura alın!

Tartı her zaman sizi doğru yönlendirmez. Ayrıca kilo her şey demek değildir. Önemli olan aynada nasıl gözüktüğünüz. Genellemelerden kurtulun. Boyun bu kadar ise kilon şu kadar olmalı saçmalıklarını takılmayın. Kendinize bir mezura alın. Bel ve basen çevrenizi ölçün. Kas kütleniz arttıkça kilonuz artsa bile daha ince görüneceğiniz gerçeğini unutmayın. Yine kendimden örnek vereyim. 3 ayda bel çevremi 5 cm inceltmeme rağmen kilomda herhangi bir değişiklik olmadı. Yaptığım tek şey karın kaslarımı çalıştırarak bel çevremin sıkılaşmasını sağlamaktı.
6- Hareketlerin doğruluğundan emin olmak için kendi videonuzu veya fotoğraflarınızı çekin!

Birinin sizi yönlendirmesi sevmiyorsanız ve antrenman sırasında özel bir eğitmen ile çalışmıyorsanız akıllı telefonunuz en büyük yardımcınız olacak. Hareketleri yaptığınız esnada kayıt edip sonrasında izlerseniz, duruş bozukluklarınızın varsa farkına varırsınız. Böylelikle yanlışlarınızı görüp zamanla hareketleri düzgün yaparsınız. Hareketlerin doğru yapılması hem kasın doğru çalışması için önemli, hem de sakatlık riskini ortadan kaldırdığı için yararlı. Ben, birinin beni yönlendirmesini sevmiyorum. Bu yüzden bir eğitmen ile çalışma fikri bana yakın gelmiyor. Kendi kendime denemek beni daha fazla motive ediyor. İlk önce hareketi internetten izliyorum. Sonra deniyorum.Ben ağırlığa, planka ve ip atlamaya ilk başladığımda bu yöntemi kullandım. Oldukça yararını gördüm. Şimdi basit yoga hareketlerine başladım. Aynı yöntemi uyguluyorum.
7- Değişim için zamana ihtiyacınız olduğunu unutmayın!
Gelelim en sevdiğim maddeye. Herkes çok kısa sürede sporun etkilerini görmeye can atıyor. Lakin işin aslı öyle değil. Kendinizi toprağa dikilmiş bir fidan gibi düşünün. Filizlenmeniz ve çiçek açmanız için her gün sulanmaya, güneş ışığına ihtiyacınız olacak. Dikildikten bir hafta sonra dallanıp budaklanıp, çiçekler acmanızı beklemek aptallık olur.
İşte spor da böyle. Siz önce kaslara gerekli şeyleri vermeli, doğru beslemeli ve çalıştırmalısınız. Sonra zaman içinde kaslarınızın geliştiğine güçlendiğine tanıklık edeceksiniz. Ama unutmayın bu öyle bir haftada olacak bir şey değil.
Değişim için başlamak ve sürdürebilirlik ilkesini korumak önemli. Yakın zamanda spora başlayacağım lafını rafa kaldırın ve kendinize bir güzellik yapın.
Başlayın! Zamanla ruhunuzda ve bedeninizde yarattığı olumlu etkileri gördükçe sporu bırakmak istemeyeceksiniz.
✄----------------------------------------------------------------------