Müzeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2018

Çelik Figürler Sergisi - Galeria figur Stalowych



Kahve bahane yazımda hafta sonu enteresan bir sergiye gittiğimden bahsetmiştim. Polonyalı bir sanatçının Madam Tussauds müzesinden esinlenilmesi ile ortaya böyle bir fikir çıkmış. Dünyanın çeşitli yerlerinden 120 kişinin katıldığı bir ekip ile kolları sıvamışlar; sonuçta ortaya çağdaş ve modern sanatını içinde barındıran bir görsel şölen çıkmış. "Endüstri ortamında etkileyici ve güzel metal figürler oluşturuluyorken, hurdaya çıkan metalleri işleyerek neden bunları birer sanat eserine dönüştürmüyoruz" fikrinden doğan bu sergi sayesinde, efsane olan robotlar, çizgi film karakterleri ve animasyon film karakterleri yeniden hayat bulmuş.

Bu proje için tam anlamıyla bir diy projesi diyebiliriz. Çatı ve garajlarda tutulan eski şeylerin hiçbir fayda sağlamadığını dikkat çekerken, onları bir sanatçının ellerine teslim ederseniz yeniden hayat bulabileceklerinin gösteren bir çalışma olmuş.

Sözü fazla uzatmadan görseller ile sizi baş başa bırakıyorum.  Fotoğrafları inceledikten sonra yazının sonundaki soruyu cevaplamayı unutmayın.




































Detayları ve yaratıcı çalışmaları ile sergi benden tam not aldı. Böyle enteresan işler görmeyi seviyorum. Düşünenin aklına, emeği geçenlerin emeklerine sağlık.

Benim favorimin hangisi olduğunu fotoğraflara bakarak anlamak kolay. Ayrıca köpek balığı şeklinde yapılan tanka bayıldım. Çok yüksek olduğu için üstüne oturarak poz veremediğim.

Peki sizin dikkatinizi en çok cezbeden hangisi?


✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

10 Kasım 2017

Berlin Müzeleri

Berlin için tam bir müze kenti demek yanlış olmaz sanırım. Müzeler adasında yer alan ihtişamlı yapıları ve içinde yer alan eserlerini yakından görme şansını yakaladığım için mutluyum. Bu yazı sadece müzelere ait görsellerden oluşacak. Hazırsanız başlıyoruz.


1- Bode Müzesi

1897 yılında yapılmaya başlanan müze 1904 yılında tamamlanmış. İçinde gotik heykeller, madeni paralar ve ağırlıklı olarak Bizans sanatına ait eserler var.



Müzede İsa ve Meryem heykellerine oldukça geniş bir alan ayrılmış. Bu nedenle ben oraları hızlı bir şekilde gezdim. Gözüme takılan ilginç figürler ile süslenmiş bu sandalyeyi size de göstereyim istedim. Cam ve ışıklardan dolayı pek net bir görsel elde edemedim.



Ben de sanata azıcık uçundan dokundum.


2- Pergamon Müzesi 

Bergama müzesi. Adında da anlaşılacağı gibi içinde Bergama'dan birçok eser barındırıyor. Bu müzeyi gezerken sinirlendiğimi itiraf etmeliyim. Adamlar resmen Bergama'yı Almanya'ya taşımayı başarmış.








3- Alte Nationalgalerie Müzesi

19. yüzyıl sanat eserlerinin sergilendiği bir müze. İçinde Ölüm temalı tabloları oldukça ilgimi çekti.




Müzede beni en çok heyecanlandıran an tabii ki bir Van Gogh tablosu görmekti. Loving Vincet adlı sinema filmin başlangıç sahnesinde yer alan mekandı.



4- Altes Müzesi

Antik çağa ait eserlerin sergilendiği müze. Görünüşü oldukça heybetli. Böyle büyük bir müzeyi gezmeyi en sona sakladığımız için yorgunluğumu müzenin merdivenlerine oturarak yenmeye çalıştım. 





5- Berlin Dom

Bir katedralde olması gereken her şey bu katedralde mevcut. İhtişamlı heykeller, kral mezarlıkları, İsa  ve Meryem figürüleri. Ayrıca 270 basamak çıkınca kuş bakışı Berlin'i görme imkanı da sunuyor.











İki buçuk günde mümkün olduğunca geniş bir zamanı müze ziyaretlerine ayırdım. Gittiğim şehirler müzeleri ve kitapçıları gezmeye vakit ayırmayı çok seviyorum. Berlin'de müzelerin yanı sıra beni büyüleyen bir kitapçı gezme şansını da yakaladım. Onun için ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum. 
Şimdilik benden bu kadar.
Yeniden görüşünceye kadar kendinize güzel davranın. 
Sevgiler.
✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

8 Kasım 2017

Berlin'de Gezilecek Yerler


Çarşamba günü başlayıp cumartesi günü biten; küçük ama dolu dolu geçen bir gezi yazısı ile buradayım. Rotamız Lehlerin deyimi ile sessiz komşu olan Almanya.
Krakow ile Berlin arası uçak ile bir saat sürüyor. Berlin'de iki havaalanı var. Ben, ryanair ile Schonefeld havaalanına gittim. Şehire ulaşım trenle oldukça ucuz. Şehir merkezine 3,40 Euro vererek, yirmibeş dakikada ulaştım.
Berlin için kısa bir gezi planı yapmak istiyorsanız bu notlar tam sizlik. Hazırsanız başlıyorum.

Berlin'de Gezilecek Yerler 

1- Müzeler Adası


1999 yılında Uniesco Dünya Miras listesine girmiş bu ada üzerinde beş adet müze yer alıyor. Gittiğim dönemde müzelerden biri bakımda olduğu için ben dört müzeyi gezebildim. Adanın tam karşında yer alan Altes müzesi de dahil; tüm müzeleri ziyaret etmek için 18 Euro vererek hepsinin kapılarını açacak bir bilet almak en iyisi. Müzeleri gezmek için en azından yarım gün ayırmanız gerekli. 
*Müzeler hakkında, bol fotoğraf içeren bir blog yazısı hazırlıyorum. Hazır olunca linki buraya ekleyeceğim. 

2- Berlin Dom (Katedral Müzesi)

15. yüzyılda inşa edilmiş olan bu katedrali gezmek için 7 Euro'yu gözden çıkarmalısınız. Neo barok tarzında inşa edilmiş görkemli bir yapı. II. Dünya Savaşı'nda çok hasar görmüş. 114 metre yüksekliğinde olan kubbesine çıkmak için 270 basamağı ve dar koridorları göze almanız gerek. Yukarıda güzel bir şehir manzarası sizi bekliyor olacak. Prag veya Porto'ya kuş bakışı bakmak ile aynı değil. Onu şimdiden söyleyeyim. 

3- Reichstag ( Parlamento Binası)

Berlin'de en fazla ziyaret edilen yerlerin başında geliyor. 1894-1933 yılları arasında parlamento binası olarak kullanılmış bina, 1933 yılında çıkan yangından sonra kullanılmaz hale gelmiş. 1999'da restorasyon çalışması ile yeniden parlemento binası olarak kullanılmaya başlanmış. İçeri girmek için yanınızda geçerli bir kimlik belgesi olması zorunda. Sizi kayıt altına alıp pasaportunuza el koyuyorlar. Üstünde yer alan cam kubbeden Berlin manzarasını izleyebilirsiniz.

4- Brandenburger Tor ( Brandenburger Kapısı)


1788- 1791 yılları arasında inşa edilmiş. Berlin'in en gösterişli yapılarından biri. Üzerinde Quadriga heykeli var. Quariga zafer alaylarının simgesidir. Kahramanların arabası olarak da bilinir.

5- Holocaust Anıtı (Memorial to the Murder Jews of Europe)


Öldürülen Yahudilerin anısına yapılmış anıt. Sütunlar mezar taşlarını andırıyor. 

6- Postdamer Platz


Modern mimarinin yer aldığı meydan. Savaş öncesi en hareketli meydanlardan biriyken Berlin duvarının tam ortasından geçmesi ile ikiye bölünmüş. Meydanda duvarın kalıntılarılarına rastlamak mümkün. Fakat trafiği engellediği için duvarın yeri değiştirilmiş. Gelen turistler duvara sakız yapıştırıyorlar. Bu bir gelenek haline gelmiş. Köprüye kilit, duvara sakız turistlerin en zevk aldığı aktiviteler arasında sanırım.

7- Alexander Platz

İstanbul için Taksim neyi ifade ediyorsa, Berlin için de Alex meydanı aynı şeyi ifade ediyor. İnsanların buluşma noktası. Yakınında devasa bir Neptün çeşmesi var. Ayrıca 368 metre yüksekliği ile Almanya'nın en uzun yapısı olan Frensehturm da bu meydanın yakınında yer alıyor. 

8- Haus am Checkpoint Charlie ( Kontrol Noktası)

Batı ve doğu Berlin arasındaki geçiş kapısı. Berlin duvarının var olduğu dönem içinde Amerikan ve Sovyet askerleri duvarın yakınlarında kuş uçurtmazlarmış. Geçiş yapanların gözüne sokulan "Amerika bölgesini terk ediyorsunuz" yazısı halen orada mevcut. Şimdilerde sembolik olarak duran kontrol noktasında askerler gelen turistler ile fotoğraf çektirmekle meşgul. Bunu bedava yapmadıklarını söylemekte fayda var. 

9- Oberbaum Bridge


1896 yılında inşa edilmiş Kreuzberg ve Friedrichsain'i birbirine bağlayan köprü. Mimarisi oldukça göz doyuruyor. Bir diğer özelliği ise berlin duvarının yanı başında olması. Köprüyü ziyaret ettiğinizde Friedrichsain tarafında utanç duvarının bir sanat eserine dönüşmesine tanıklık edebilirsiniz.

10- Kreuzberg Mahallesi: 

Aslında Türkiye'den gidiyorsanız hiç uğramayın diyebileceğim bir yer. Çünkü Kreuzberg sınırına adım atar atmaz, her şey aniden Türkiye gibi oluyor. Farklı bir yerden gidiyorsanız türk yemekleri yemek için gidilebilecek bir yer. 

Bunlar maddeler halinde Berlin'de gezilecek yerlerin listesiydi. Berlin gezi notları adlı yazımda, kendi izlenimlerime de yer vereceğim.
Şimdilik sevgi ile ile kalın.
Görüşmek üzere.


✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:
Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.