Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2018

Tut Elimi Gidelim - Ferit Günaydın


Bir Tutam Karınca okurları blogda kitap yorumları görmeye alışkın. Bugün biraz çizgimden uzaklaşıp, size "Tut Elimi Gidelim" adlı şiir kitabından bahsedeceğim. Bunun iki önemli nedeni var. Birincisi, kitabın yazarı Ferit Günaydın'ı tanıma şansına nail olmam. İkincisi ise uzun zaman sonra yeniden şiir okumaktan aldığım hazzı satırlara dökmek istemem diyebilirim.


Hayatınızın belirli bir dönenimde, günlük rutininiz içinde, size sihirli bir dokunuş yapan biriyle karşılaştınız mı hiç? Yaşam enerjisini size geçiren, sizi cesaretlendiren, olmuyor dediğiniz her an tatlı bir tebessümle "olur, olur" diyen. Eğer karşılaşmadıysanız, bu demek oluyor ki yolunuz Ferit Günaydın ile kesişmemiş.

Bizim yollarımız gittiğim ingilizce kursunda kesişti. Bana lanetler okuduğum ingilizceyi sevdirdi. Yönlendirmesi sayesinde çok kısa bir sürede ingilizce ile aramdaki buzları erittim. Kursa başladığım ilk akşam böyle donanımlı bir öğretmenle karşılaşacağımı ummuyordum. Zaman içinde kurs bitti ama bizim iletişimimiz kopmadı.

Ferit Günaydın'ı birkaç cümle ile anlat derseniz; anneciğine hayran, edebiyat sevdalısı, kendi işine aşık bir eğitmen, tiyatrocu, sıkı bir Sezen Aksu takipcisi, gönlü tüm evreni sevebilecek kadar büyük, kedisi Duman'ın ev arkadaşı diyebilirim.

Şimdi gelelim ilk çıkardığı şiir kitabı Tut Elimi Gidelim adlı kitaba. Şiir serisinin birinci kitabı. Ben şiirlerin biraz sindire sindire okunması taraftarıyım. Bu yüzden bir çırpıda okumadım. Aralarda es verdim devamlı. Şimdi kitaptaki şiirlerden yaptığım alıntıları sizinle paylaşma zamanı. Kitabı alıp Ferit hocama destek dememe gerek yok. Çünkü şiirlerden yaptığım alıntıları okuduktan sonra kitabı alacağınızı biliyorum.


Elbette kırılır dalların buz tutar yaprakların
Her ağaç kış için yaratılmamıştır
Ama unutma güçlüyse kökleri sevdanın
Hiçbir bahar zamanını şaşmamıştır. 
Bahar- Ferit Günaydın

Umutsuzluğun içindeki umudu ne güzel anlatır Bahar şiirinde.

Tutmasaydın ellerimi bakmasaydın gözlerime
Sermeseydin bedenini çarşaf gibi üzerime
Değmeseydi dudakların bir kor gibi yüreğime
Başkasının kollarında olmayı da bilirdim.
Bilirdim- Ferit Günaydın


Yaşanacak olanın önüne geçilmiyor
Yanlışlardan öğreniyoruz doğrulardan değil
Bir yasa var ki asırlardır değişmiyor
Sen dahil hiç kimse vazgeçilmez değil
Değil - Ferit Günaydın

Bilirdim ve Değil şiirleri biraz sitem biraz kırgınlı içerir. Yaşananların izleri ve insan üzerinde bıraktığı etkileri kelimeler ile üzerine serpiştirir. Sizi geçmişe götürür ve aslında gerçekten kimsenin vazgeçilmez olmadığını size yeniden hatırlatır.

En deli at bile dizgine gelir durulur
Ne büyük aşklar zamanla unutulur
Kan kırmızı güller defterlerde kurutulur
Giden gider kalanlar sabırla avutulur
Sensiz Kalbim- Ferit Günaydın

Tam evet kimse vazgeçilmez değildir diye düşünürken, biten ve unutulmayan aşkı anlatan Sensiz Kalbim çıkar karşınıza. İçiniz burkulur. Bir hüzün çöker derin derin.

Şiirler bırakıyorum sana
Onlar anlatır dilimin varamadıklarını
Açık ederek zaman zaman kalbinin yaralarını
Şairin Vedası- Ferit Günaydın


Şairin Vedası ile kitap biter. Aslında bu bir veda değildir. Çünkü Ferit Günaydın için bu bir başlangıç kitabıdır.


✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

25 Ocak 2018

Kahve Bahane #13


Kahve bahane, masamda bana eşlik eden ıhlamur şahane. Kendi kendimi kandırmak diye ben buna derim. Üstünüze afiyet, biraz halsizim. Boğaz ağrısından muzdaribim. Üşütmüş olabilme ihtimalim yüksek. Hasta olduğum vakitlerde ilaç kullanmamak için aşırı direnç gösteriyorum. Sevmiyorum ilaç denen illeti. Sanırım şartlı reflekslendirme içerisindeyim artık. Pavlov ben, Pavlov'un köpeği ise mikroplar ile savaşan hücrelerim olsa gerek. Bir garip paradoks içindeyim. Şartlanan ben miyim? Yoksa ilaç vermediğim için savaşan hücrelerim mi?
Sanırım ıhlamur kafa yaptı bende. Pavlov'dan girip paradokstan çıktım.

Hastayken insanın hiçbir şey yapası gelmiyor. Tüm gün uzanmak büyük bir can sıkıntısını gebe. Ben de uzanırken bir film izleyeyim de vakit geçsin dedim. Bugün "Kelebeğin Rüyası" adlı filmi izledim. Eski olmasına rağmen izlemeyi hep ertelemiştim. Demek ki kısmet bugüneymiş.
Konunun şairlerin hayatını ele aldığını biliyordum lakin Behçet Necatigil'in öğrencilerini konu aldığını izlerken öğrendim. Ne garip bir tesadüf. Behçet Necatigil'in Sevgilerde şiirini çok severim. Bir aralar ezberlediğim için bol bol okurdum. Okurken beni duygulandıran en güzel şiirlerden biridir.

Hayatın hoyrat ve yorucu koşuşturması içinde kendine ve sevdiklerine vakit ayıramayanları, duygu denizinde boğulurken, kendini yansıtamayanları ne güzel anlatır bu dizeler.
Bugün yazım hastalık dolayısıyla kısa olsun. Çok sevdiğim şiiri buraya iliştirip ben istirahat için usulca yatağıma geri döneyim.


Sevgilerde

Sevgileri yarınlara bıraktınız,
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız,
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden,
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi,
Kalbinizi dolduran duygular,
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz.
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk,
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz,
Yahut vakit olmadı.

Behçet Necatigil.





✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:
Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.