24 Nisan 2017

Marsta Zaman Kayması - Philip K. Dick


Bu yazımın konuğu bilim kurgu kitapların üstadı olan Philip K. Dick. Daha önce beş kitabını okuduğum için hiç tereddüt etmeden bu kitabını da okudum.

Marsta Zaman Kayması 1962 yılında yazılmış 370 sayfadan oluşan bir bilim kurgu.

2045 yılında Mars'ta koloni kuran insan ırkının orada yaşayanları köle edişini konu alıyor. Kurulan koloninin en büyük sorunlarından biri sudur. Eski Dünya'da yer alan kavgalar ve iktidar sorunları da yavaş yavaş yeni oluşum içinde kendini göstermeye başlamasıyla olaylar gelişiyor. Yeni oluşumda kusursuz bir ırk yaratma çalışmaları, şizofren tanısı konulan çocukları oldukça zor bir durumda bırakıyor. Bu süreç içerisinde eski bir şizofren olan tamirci Jack Bohlen'in hikayeye dahil olduğunu görüyoruz. İktidar hırsı içinde yanıp tutuşan Arnie Kott ile bir takım anlaşmalar yapıyor ve kitapta olayların akışı farklı bir yönde ilerliyor.

Kitaptan alıntılar;

Solup giden bir ırk için ne yapılabilirdi? Mars'ın yerli halkı için zaman, 60'larda ilk Sovyet gemisinin televizyon kameralarıyla birlikte gökyüzünde belirmesinden çok daha önce tükenmişti. Hiçbir insan grubu onları yok etmek için komplo kurmamıştı, çünkü buna gerek kalmamıştı. İlk başlarda muazzam bir merak kaynağı olmuşlardı. Çünkü onlar, uğruna milyarlar harcanan Mars'a ulaşma projelerinin sonucunda elde edilen keşiflerdi. Onlar dünya dışı bir ırktı.
Bir şey var ki, eğer biri intihar ettiyse adamın şunu bildiğinden emin olabilirsin: o, toplumun yararlı bir üyesi olmadığını biliyordur. Yüzleştiği asıl gerçeklik ve onu intihara götüren şet de budur; hiç kimse için önemli olmadığının farkına varmak. Emin olduğum bir şey varsa o budur. Bu bir doğa kanunu harcanabilenler de yok olurlar, bunu kendi elleriyle de yaparlar. Bu yüzden, bir intihar olayı duyduğumda uykularım kaçmıyor. Mars'taki doğal olarak nitelendirilen ölümlerin kaçının aslında intihar olduğunu duysan şaşarsın. Yani şunu demek istiyorum; içinde yaşadığımız çevre zalim ve acımasız. Yaşadığımız bu yer, uyumsuz olanı uyumlular içinden çıkarıp atar, ayıklar.
Kendilerini ilgilendiren bir şey söz konusuysa, zekidirler. Belki de bu, bize gerçek zekânın ne olduğunu görmekte yardımcı olur; zeki olmak, bir sürü kalın kitap okumak ya da uzun sözcükler bilmek değildir. Kendi yararınıza olabilecek bir şeyin farkına varabilmektir. Gerçek zekâ kullanışlı olabilmektir.

Yazar otoriteye uyum göstermeyen herkesin içinde bulunduğu tehlikeleri çarpıcı bir dil ile aktarıyor. Yazıldığı dönem göz önüne alınınca oldukça başarılı bir bilim kurgu olduğunu söylemek mümkün.

Okuma keyfinizi kaçırmamak adına çok fazla detay vermeden kitabı anlatmaya çalıştım.
Keyifli okumalar.

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

4 yorum :

  1. Güzel bir yazı olmuş emeginize sağlık. İnanıyorum biz görmesekte bizim çocuklarımız mars'in tamamen kesfedildigini görecek belkide torunlarimizdan orada yaşayanlar bile olacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Bazen kendi kendime Dünyaya erken geldiğim için hayıflanıyorum. Aslında uzayda yaşamın mümkün olabileceği zamanlarda yaşayabilmeyi çok isterdim.

      Sil
  2. Mars'a gidince oradakileri de köle yapmışlar ha? Amerika'yı keşfedince kızılderilileri köle yapmak istediler, olmayınca yok ettiler, aynı kafa hiç değişmiyor bak şimdi gerçekmiş gibi kızdım:))))Çok teşekkürler Yasemin. İlginçmiş.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba. Philip Dick sevdiğim yazarlardan. Sadece salt bilim kurgu yapmak yerine insanlara bir şeyler sorgulatması özellikle hoşuma gidiyor.

    YanıtlaSil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Blog Arşivi