10 Ekim 2026

Kahve Bahane #Her Zaman Mutlu Olmak Zor


Bugün yazarım, yarın yazarım diye diye ertelediğim blog yazısını yazmaya geldim. Lakin ertelediğim yazıyla az sonra yazacaklarımın alakası yok. 

Geçen hafta Wilhelm Schmid’in Mutsuz Olmak adlı kitabını okudum. Modern dünyada, her daim mutlu olma kavramına maruz kalmamıza karşıt bir görüşü, yani insanların mutsuz olabilme hakkını savunan bir kitap.

Ben de son birkaç gündür mutsuz olma hakkımı kullanıyorum. Günlük rutinlerimi saldığım anlamına gelmiyor bu. Her şey olması gerektiği gibi ilerliyor. Çalışıyorum, Lehçe derslerime devam ediyorum, spora gidiyorum, dizi izliyorum, kitap okuyorum. Tüm bunları yaparken içimde bir yerde yanan o mutluluk ateşi eskisi kadar belirgin değil. Çok cılız bir ışık hüzmesi var sadece. Kibritçi kızın elinde tuttuğu kibrit çöpü kıvamında. Sönmeye yüz tutmuş. 

Çoğu şiir, mutsuz adamların kaleminden döküldüğü için midir bilemem, bu dönemlerde şiirlere sığınırım. Kitap okumalarımın yanı sıra şiir okumaları da yapıyorum. 

Şimdi bu yazdıklarımı okuyup, vah vah ya da tüh tüh dememelisiniz, dedim ya mutsuz olma hakkımı kullanıyorum. Hiçbir hissin kalıcı olmadığının farkına vardığımdan beri, ( ki bu bilinçe ulaşmam yıllarımı aldı) içinde bulunduğum hissi kabulleniyorum. Biliyorum ki belli bir süre sonra bu mutsuzluk hissi de diğer tüm hisler gibi yerini başka bir hisse bırakıp gidecek. 

Yazı yazmanın benim üzerimde daima yapıcı bir etkisi var. Konuşmaktan her geçen gün uzaklaştığımı fark ediyorum, bu da beni aslında daha çok yazmaya itiyor. Umuyorum ki yeniden eski rutinime dönüp hem kahve bahane serime devam edip; hem de kafamda var olan ve henüz yazıya dökülmemiş mikro hikayelerim ile var olmaya devam edeceğim. 

O zaman şimdi kapanış zamanı. 
Bir sonraki kahve bahane yazısında görüşünce dek şen ve esen kalın. 

Duygusal değişimlerden de öcü görmüş gibi korkmayın. Unutmayın ki hiçbir şey kalıcı değil…

 
✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:
Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.