Bir başlasam yazacak çok şeyim var aslında. Lakin yaklaşık beş dakikadır ilk giriş cümlesi yazıp yazıp siliyorum. Beş dakika kısa bir süre diye düşünebilirsin. Aslında nerden baktığına bağlı. Zaten hayat biraz öyle değil mi? Mutlu olmayı, umutsuz olmayı, hüzünlü olmayı, boşvermiş olmayı, umut dolu olmayı bizim olaylara bakış açımız belirliyor.
Uzun bir aradan sonra ilk defa koştum. Hava serindi. Koşarken çok düşünürüm ben. Mesela spor yaparken öyle olmuyor. Ama koşarken başka. Aklıma gelen düşüncelerin haddi var hesabı yok. Eskiden kendimle çok kavga ederdim. Artık kendimle barıştım. Tatlı tatlı konuşuyorum.
Bir anda aldığım keskin kararlarım var benim. Kimse bilmez.
İşimden istifa etmeye karar verip banka sınavına girdiğimi…
Evlenmem ben diyip bir anda evlenmeye karar verdiğimi…
Bankada uzun yıllar çalıştıktan sonra istifa edip yurtdışına taşındığımı…
Dört sene işsiz olduğum sürede sürekli ağladığımı…
Hayatıma dair derin bir dönemeçten geçtiğimi…
Arkadaşlarla buluştuğum bir akşam iş bulacağım dediğimi…
Bunu söyledikten bir ay sonra hayatımın ilk İngilizce mülakatına girdiğimi…
Geçen sene ani bir kararla artık Lehçe işini kökünden bitireceğim dediğimi…
Ve dün itibariyle artık Lehçe sınavına hazır olduğumu düşündüğümü…
Evet insanları dinlerim. Bana söylediklerini önemserim fakat içimde, derinlerimde o kararı almamış olursam ne olursa olsun hayata geçiremem. İçimde, derinlerimde bir düğme var gibi. O düğmeye basmadığım sürece hep çalakalem oluyor kararlarım. Ama bir gün, hiç beklemediğim bir anda, nasıl oluyor bilmiyorum fakat o düğmeye basmayı başarıyorum ve olaylar hızlıca gelişiyor.
Sanırım ben o düğmeye yine basmayı başardım. Bundan sonrası Allah kerim.
✄----------------------------------------------------------------------


0 yorum :
Yorum Gönder
*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.