3 Şubat 2026

Kahve Bahane #Masakra



Bugünü tek kelime ile özetleyecek olsam, o kelime kesinlikle masakra olurdu. Masakra lehçe berbat, korkunç, felaket anlamına geliyor. 

Aslında işim gereği, ay sonlarımın yoğun bir tempoda geçmesine alışığım fakat son iki gündür yaptığım iş bana ekstra ağır geliyor. Beni hem bedensel hem de ruhen yıprattığını hissediyorum. Günün on saatini kesintisiz bir şekilde bilgisayar başında geçirmek, benim için bir hücreye tıkılmaktan farksız. Bir de tutmayan hesaplarla başım dertte. Kafamın içinde sürekli açık bir excel ekranı var. Bu haftayı sağ salim çıkartabilirsem büyük bir oh çekeceğim.

Hal böyle olunca benim stres seviyem de tavan yapmış durumda. Hop hoş geldin kortizon. Bi sen eksiktin. Stres seviyem yükselince yeme atağım tetiklendi. Oysa ki son üç haftadır süper bir düzen tutturmuştum kendime, iki ana öğün ve 1 ara öğün şeklinde ilerliyordum ve bedenime de çok iyi geliyordu. 

Ben tam bir düzen nizam intizam kadınıyım. Lakin bugün bu durumu biraz esnetmeye karar verdim. Çayın yanında kek yiyeceğim. Yine de gönlüm tamamen sağlıksız bir şey yemeye el vermedi. Rafine şekersiz, muzlu yulaflı bir kek yaptım. Az sonra masanın üstündeki yerini alır ve keyfimi bi nebze olsun yerine getirir diye umut ediyorum.

Bir umuttur yaşatan insanı diye diye, ömrümüzü heba mı ediyoruz ne? 
Umuyorum ki cuma günü işle ilgili sıkıntılarımı geride bırakmış olacağım. 
Umuyorum ki havalar düzelince yeniden sabah yürüyüşlerime dönebileceğim. 
Umuyorum ki yazın uzun uzun bisiklet sürebileceğim. 
Umuyorum ki şu Lehçe sınavını geçip rahat edeceğim. 
Umuyorum ki…

Ben bunları yaza yaza bitiremem belki. Zaten bunları yazmayı ve ummayı bitirdiğimde hayat da bitmiş olmayacak mı? Neyse bu kafayla bir de felsefe yapamayacağım. Böylesine sıkışık bir günün ardından bana iyi gelen şeyi yapıp yazdım. Şimdi biraz örgü örüp kafamı dağıtırım. Sonrası Allah kerim. 

Ne diyelim; bir sonraki kahve bahane yazısında görüşünceye dek şen ve esen kalın. 
Birkaç gün sonra sizin için önemsiz olacak olaylar içindeyseniz de kedinizi sıkmayı bırakın. Umut edin gitsin. 
✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

0 yorum :

Yorum Gönder

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.