Kocaman bir derin dondurucuda yaşadığımı hissettiğim bu günlerde canım şöyle bol tarçınlı bir salep içmek istiyor. Krakow'da bulunması zor olsa gerek; tek içimlik, minik paketli olanları da çok şekerli. Gelin görün ki şu an masada olsa, şekeri fazla demez içerdim. Özlem kötü bir şey.
Mesela canım arada bir boza da içmek istiyor. Lakin boza bardakta durduğu gibi değil; görüntüsü beni çok cezbetmesine rağmen tadını hiç sevmiyorum. Şu an masanın üstünde olsa muhtemelen bir yudum alıp bırakırdım.
Bugün mail kutuma bir yorum düştü, daha çok kahve bahane yazısı olsa da okusak diyordu. Bu yorumu çok sevindim ve hak verdim. Daha çok yazmalıyım dedim. Dedim demesine de yazmak için malzeme gerek; soğuklardan ötürü burnumun ucunu dahi dışarı çıkartamazken kahve bahane için malzemeyi nereden bulabilirdim ki.
Bu kış gerçek anlamda çetin geçiyor. Tüm sosyal aktivitelerim durmuş durumda. Sadece haftada iki gün spor salonuna gidiyorum. İki senedir de aynı salona gidince tüm yüzler artık tanıdık olmaya başladı. Oradan da malzeme çıkmıyor artık.
Son bir haftadır iş yerinde bir takım değişikliklere gebe minik bir hareketlilik var. Yakında kokusu çıkar. Genelde değişimler sancılı oluyor. Umarım bu sefer ki fazla sancılı olmaz. Zira şu an enerjimi hiç oralara yöneltemeyeceğim. Lehçe sınavı için kendime koyduğum süre her geçen gün kısalıyor. Bu zaten üzerimde yeterince stres yaratıyor. Daha fazlasına ihtiyacım yok.
Stresimi kontrol altına almak için kış gecelerinin vazgeçilmez aktivesi olan örgü örme işine yöneldim. Günü bitirince, lehçe çalıştıktan sonra, açıyorum kendime bir dizi, alıyorum elime şişleri, başlıyorum örmeye, tık modumu yakalıyorum. Yaklaşık bir saat bana terapi gibi geliyor. Ördüğüm eldivenleri atkıları hediye ediyorum. Ören mutlu, hediyeyi alanlar mutlu. Tam bir kazan kazan durumu söz konusu. Ee bundan iyisi Şam'da kayısı.
Salep ile başlayıp kayısı ile biten enteresan bir kahve bahane yazısı oldu. Zaten kahve bahanenin özelliği de bu değil mi! Her şeyden biraz, hiçbir şeyden tam değil.
Daldan dala atladığım yazımın sonu geldi. Bir sonraki kahve bahane yazısında görüşünceye dek şen ve esen kalın.
Bu soğuklarda kendinize renkli çoraplar almayı ihmal etmeyin. Çorap önemli.


0 yorum :
Yorum Gönder
*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.