7 Şubat 2021

Kahve Bahane #Tarçın



Şubat ayına en yakışan içecek salep olasa gerek. Sıcacık, bol tarçınlı. Pek severim. Hem dışarıda yağan lapa lapa karla da uyumlu. Bu pazar yine dışarıda kar var. Ev temizliği sonrası kendime bir yorgunluk kahvesi yerine tarçını bol bir salep hazırladım. Kitabımı okudum. Sonra aklıma uzun zamandır yazmadığım geldi. 

Kitaplarla haşır neşir olmaya devam. Zaman geçtikçe daha bilinçli okumalar yapıyorum. Hatta bir arkadaşım "Yasemin bir zaman sonra artık kitaplar seni bulacak" demişti. Sanırım okumalarım o evreye ulaşmak üzere.

Buraya dolu dolu bir kahve bahane yazmak isterdim. Fakat şu an hayatımda hiçbir şey olmuyor. Dışarıya sadece market alışverişi ve yürümek için çıkıyorum. Onun dışında sürekli evdeyim. İnsan topluma karışmayınca, dışarıda olmayınca farklı şeylere tanık olmuyor. Olmayınca da yazacak bir şey çıkmıyor ortaya. 

Geçen haftadan bu yana aklımda online lehçe kursuna katılmak gibi bir düşünce var. Daha tam anlamıyla bu fikrin doğru bir fikir olduğunu kafamda oturtamıyorum. Bir yanım artık bunu öğrenmenin vakti geldi de geçiyor diyor. Bir yanım da aman boşver diyor. Bakalım hangi taraf ağır basacak. 

Netflixte bir show programı izlemeye başladım. Tasarım yarışması. İzledikçe dikiş dikmeyi özlediğimi hissettim. Üşenmesen de depoda duran kumaşları gün yüzüne çıkarsam yeniden çanta dikmeye başlayacağım. 

Aslında pek üşengeç biri değilim. Öyle olsa içimi donduran soğuklara rağmen düzenli yürüyüşe gitmezdim değil mi? Sadece yapacağım şeyi canı gönülden istemem lazım. Yoksa bir türlü ilerlemiyor. Takma akıl misali. Üç gün çabalıyorum ve bırakıyorum.

Şu sıralar bana heyecan veren tek şey, Mart ayından sonra Türkiye'ye gitme planımı netleştirebilmek. Mart ayının başında yeni kurallar açıklanır açıklanmaz biletlere bakıp, hemen karar verip artık gideceğim. Bekledikçe düzeleceğine daha da kötüye gidiyor. Biraz daha beklersem aşı zorunluğu getirecekler. O zaman işler daha da sarpa saracak. Çünkü bize aşı sırası gelene kadar bir sene daha geçer. 

Bu sene enteresan bir şekilde kış ayıyla pek bir barışığım. Daha az üşüyorum, lahana gibi kat kat giyinmiyorum. Karda yürümekten keyif alıyorum almasına da bisikletimi de pek bir özlüyorum. Deponun kapısı her açtığımda boynu bükük bana bakıyor. Göz göze gelmemek için gözlerimi kaçırıyorum. Hava biraz ısınsa da pedallamaya başlasam. Hem o zaman bloga yazacak anılarım daha fazla olur. 

Arada böyle minik hayaller kuruyorum. Bolca okuyorum. Ve zaman su misali akıp geçiyor. 

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

15 yorum :

  1. Vallahi, bizde ege de yalancı bahar yaşıyoruz hocam havalar sıcak... Hiç saleplik bir durum yok burada :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ege olunca öyle oluyor tabii. Biz de aksine oldukça sıkı bir kış geçiriyoruz burada.

      Sil
  2. Selam, yapılacak işler konusunda ben de sizin gibiyim. Bir şeyi çok istemem lazım. yürümeyi ben de seviyorum. havaların ısınması günlerin uzaması beni mutlu etmeye başladı. Sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Günlerin uzaması gerçekten güzel bir detay. Ama burada havanın ısınmasını daha çok var. Sevgiler.

      Sil
  3. Ben salep içmeyi hiç sevmiyorum süt olduğu için; ama kokusuna bayılıyorum gerçekten :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kokusu güzel gerçekten. Süt yerine suyla da yapılabilir. tabii aynı tadı vermez.

      Sil
  4. Bir şeyler üretip yapabilmek için gerçekten insanın içinden gelmesi gerek yoksa insan asla yapmak istemiyor..
    Salep severim havanın buz olduğu zamanlarda :)
    Umarım her şey yoluna girerde herkes her yerlere rahatça gidip gelebilir...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Umarım. Bu aralar tek temennim bu yönde. Zira özlem bazı zamanlarda çok ağır basıyor.

      Sil
  5. Merhabalar.
    Polonya'da olduğunuz için, Türkiye'nin Ankara'sına göre biraz daha kış gibi kış yaşıyorsunuz demektir. Atalarımız bu konuda ne demişlerdi? "yazımızı yaz, kışımızı kış eyle" diye bir özdeyişle dua etmişlerdi. Lehçe kursuna gitmeyi ihmal etmeyin. Dil bilmek kadar güzel bir şey yoktur. Çünkü, ben de Almanya'da kaldığım zaman diliminde çok düşük seviyede Almanca kurslarına katılmıştım. Bu kurslar beni tatmin etmemişti. Çünkü ben zaten bu kurslarda verilen Almanca'yı kendi kendime öğrenmiştim. Diğer seviyeli kurslar için de tahsil seviyem müsait değildi. Ama ben yine de yılmadım, kendi gayretlerimle Almanca'mı bayağı ilerletmiştim. Yabancı dil nankördür. Tekrar edip üzerine düşmezsen unutur gidersin.
    Salep, gerçekten çok güzel bir kış içeceğidir. Sağolsun eşim arada sırada bir yapar ve ağız tadıyla içeriz.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Dil çok nankör bir dil. Lehçeyi ilk geldiğim zamanlarda biraz öğrenmiştim. Fakat belirli bir yerden sonra ilerletemedim. Eşinizi ellerine sağlık. Afiyetle yudumlamanız dileğiyle. Sevgiler.

      Sil
  6. Salep pek tükettiğim bir içecek değil, hatta hayatım boyunca belki bir elin parmaklarını geçmemiştir içtiğim. Ama bu yazıyı okurken nedense salep içme isteği doğdu içimde :) Neşeli sevgilerle :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynı şeyi boza için söyleyebilirim. Bir yerde gördüğümde canım çeker ama sanırım hayatım boyunca bir veya iki kez içtim. Sevgiler.

      Sil
  7. Okuyunca hiç salep içmediğimi fark ettim. Arkadaşınız ne güzel söylemiş kutaplar hakkında.:)

    YanıtlayınSil
  8. Salep çok sevdiğim bir içecekti geçen kış ve bu kış nasip olmadı bakalım artık seneye, bir çok planlama yapmışsınız ama umarım yapabilirsiniz. Sağlık olsun da zamanı geldiğinde dikişte dikilir, pedalda çevirilir.

    YanıtlayınSil
  9. KRAKOW'un Kahve Kokan Sokakları.

    Her ne kadar siz burada yaşıyor olsanız da benim elim kolum uzundur, her yerden haberim olur. Bakın Belediye Başkanınız sokaklara tuz dökmek yerine, aynı zamanda gübre olarak da kullanılabilen kahve atıklarını yollara serpmeye başlamışlar. Yorumun girişi tabi bir latifeden ibarettir. Bugünkü Hürriyet gazetesinin arka sayfasından okuduğum bir haberdir.

    Sokağa çıktığınız da sizin de bu kahve kokusunu almış olmanız gerekiyor.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlayınSil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.