14 Temmuz 2019

Kahve Bahane #46


Bir pazar günü. Havanın kötü olmasından mütevellit evde geçirilmiş bir pazar. Verimli geçtiği için tüm gün evden dışarı adımımı atmadığıma pişman olmadığım bir pazar. Huzurlu bir günün ardından çayımı yaptım. Evde en sevdiğim yer olan çalışma masamın başına geçtim. Yeni bir kahve bahane yazısı için güne uygun olan Foggy Day adlı parçayı açtım.

Yeni bir ay, okunacak yeni kitaplar; şimdi sırada Bir Ömür Nasıl Yaşanır adlı kitap var. Sabah mis kokulu bir kahve eşliğinde iki saat kitap okudum. Ara ara cama vuran yağmur damlaları eşlik etti kitabıma. Her gün kitap okumaya belirli bir zaman ayırıyorum, fakat böyle geniş zamanlarda okuduğumda aldığım tadı almıyorum. Kendime harika bir kitap ziyafeti çektim. Muhtemelen bu yazı bittikten sonra kitaba kaldığım yerden devam edeceğim. Her gece yatmadan kitap okumak artık bende bir alışkanlık halini aldı.

Bayağıdır resim çizmiyordum. Bugün öğleden sonramı resim çizmeye ayırdım. Kağıtlarımı ve kalemlerimi özlemişim. Müziğin akışına kendimi bıraktım. Kalem beyaz sayfanın üzerinde aktı gitti. Resmen bir terapi gibi. Yaklaşık iki saat sonunda kendimi rahatlamış hissettim. Azıcık da kızdım kendime. Neden bu kadar ara verdim diye.

Havanın kapalı oluşu insanı tembelliği itiyor. Bir ara gaza gelip, koşsam mı diye düşündüm ve düşündüğümle kaldım. Baktım böyle olmayacak. Evde yarım saatlik bir egzersiz programı yaptım. Klasik hareketlerim var. Onun yanı sıra nabzımı yükseltmek için de ip atladım. İp atlamak gerçekten kısa sürede canınızı çıkarabilecek bir aktivite. Eğer çok kısıtlı zamanınız varsa, ip atlayın derim.

Yeni işe başlayalı bir ay oldu. İşe başladığımdan bu yana her gün yaklaşık 12-13 kilometre pedallıyorum. Yok böyle bir zevk! Havaların soğumasını hiç mi hiç istemiyorum. Geçen hafta bir gün yağmurluydu hava ve ben bisikletimle gidemedim. İçim cız etti resmen. Keşke Krakow'un havası biraz daha güzel olsa. Zaten aşığım bu şehire, o zaman kör kütük aşık olurum sanırım.

Biraz da yapamadıklarımdan dert yanayım. Yabancı dil çalışmayı bıraktım. İngilizce okumalar ve Lehçe çalışmalarımdan eser yok. Böyle olunca da gerilediğini hissediyorum. Buna biraz canım sıkkın açıkcası. Hele İlber Ortaylı'nın dil konusunda söylediklerinde sonra. Kendime daha bir kızar oldum. Sanırım benim zayıf noktam da bu. Nedir benim bu dillerden çektiğim.

Yapamadıklarım arasında da biraz cesaretli olamamak var. Motor almak istiyorum. İçten içe de korkuyorum. Herkes scooter ile başla diyor. Ama bilmiyorlar ki o benim ruhuma ters. Ben gerçek bir motor sürmek istiyorum. Motor gruplarına üye olup uzun yol yapmak istiyorum. Hani ölmeden önce yapılacaklar listesi var ya sanırım benim bu isteğimin yanında bir tik olmayacak. Ne yapalım, ben de bu güne kadar attığım tiklerle avunurum.

Nedense bu son bir aydır bloga yazı yazarken kıvranıyorum. Büyük bir yazma isteğiyle oturuyorum bilgisayar başına. Aklımda dönüp dolaşan kelimeler var. Bir türlü sıraya sokamıyorum. Taslakta bekleyen o kadar çok paragraf var ki. Bazısının ilk girişi yok. Bazısında da giriş var gerisi yok. Bakalım onları adam etmeyi başarırsam yayınlarım. Yoksa öyle ömür boyu taslakta kalmaya mahkumlar.

Bak yine aynı şey oldu. Yazını buraya kadar oldukça akıcı bir şekilde yazdım. Şimdi kapanışı yapmak için kıvranıyorum. Daha fazla kıvranmadan klasik kapanış cümlemle yazısı sonlandırıp, okuma keyfime geri dönme zamanı.

Bir sonraki Kahve Bahane yazısında görüşünceye dek şen ve esen kalın.
Sevgiler.
BTK 22:17

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

8 yorum :

  1. kapalı havayı fırsat bilip, tembellik yapmayı sevenlerdenim... sıcak sonrasında iyi geldi serinlik...

    YanıtlaSil
  2. Krakow şehri benlikmiş hep yağmur olsun ya yanan bir şehirdeyim soğuk ve yağmura özlemle yaşıyorum. Motor da ölmeden önceki son gün kullanılabilir :) bu konuda biraz radikal düşünüyorum (nedenim çok)

    YanıtlaSil
  3. Buralar bile serinledi inanır mısın? Kazaklıyım şu anda:)))Temmuz için oldukça garip bir durum. Resim, kitap ne güzel uğraşlar, bisiklete binmeyi bilmiyorum ben yaaaa:)))bak dil konusunda şikayet etmemen için yazdım herkes her şeyi bilecek diye bir kural yok:) içinden gelirse yine devam edersin kendini zorlama hiçbir şey için. Ankara'dan Krakow'a sevgiler:)

    YanıtlaSil
  4. motor korkusu bende de var özellikle kuralları uyulmayan ülkelerde çokriskli ama motor grupları görüyorum yollarda imreniyorum tabii ki genç olsaydım belki ben de....

    YanıtlaSil
  5. en çook bisiklet ve motoru sevdiim :)

    YanıtlaSil
  6. 2 ay önce aynı durumdaydım🙋🏻‍♀️Gececek o safolozluk durumu hiç merak etme havalardan da oluyor.❤️

    YanıtlaSil
  7. Kültür sanat dolu bir gün olmuş 👍

    YanıtlaSil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.