13 Aralık 2012

Yılbaşı Hediyeleri

Yılbaşına az kaldı. Tabi herkesi bir hediye telaşı sarmış durumda. Benim bu sene vereceğim hediyelerim belli. Arkadaşlarıma okuduğum kitaplardan beni çok etkileyenleri ve sıkılmadan okuyabileceklerini düşündüklerimi  aldım. Kitap yurdundan sipariş verdim 3 günde elime ulaştı. Hem de beğendiğim  magnetli mini kitap ayraçlarından da aldım. Çok şirinler. Hediyeleri verebilmek için bir an önce son haftaya girsek diye bekliyorum.
İşte hediye olarak aldığım kitaplar


 A'mak-ı Hayal - Türkçe öğretmeni olan Aslının;
Sokrates'in Savunması - Felsefe ile ilgilenen Eren beyin;
Genç Werther'in Acıları - Yusuf'un;
Bir İdam Mahkumunun Son Günü - Kerem'in;
Dönüşüm - Derya'nın ;
Palto- Dilek'in hediyesi olmayı bekliyor.

Paylaş:

Brüksel Gezi Notları- Bölüm 2

Brüksel için ayırdığımız 2 günümüz vardı. Bence yeter de artar bile. Şans eseri orada olduğumuz süre içinde Çiçek Halı Festivaline denk geldik. İki yılda bir düzenleniyormuş. Yaklaşık 1 milyona yakın begonya çiçeği kullanılarak hazırlanmış. Her seferinde farklı bir tema ile görücüye çıkan halı, bu sene Afrika teması üzerine hazırlanmış. Grand Place'a giriş ücretsiz. Ancak daha güzel bir görüntü için belediye binasının tepesine çıkılıyor. Tabii her şeyin bir bedeli var. Halıya balkondan bakmanın bedeli ise 5 Euro. Akşamları isemeydanda özel ışık ve ses şovları yapılıyor. Biz bu şovları izlemediğimizden yorum yapamayacağım.


 Halıyla hatıra resimlerimizi çekerek tatlı yemek için şehrin dar sokaklarına dalıyoruz.
Araştırmalarıma dayanarak ünlü waffle tadına bakmaya karar veriyoruz. Waffle çok ucuz. 2 Euro ödeyerek çikolata ve çilekli alabiliyorsunuz.





İşte resimdeki de sıra sıra dizilmiş waffle dükkanlarından bir tanesi. 

Brüksel'de beni büyüleyen tek şey çikolata dükkanları oldu. Tüm gün boyunca o dükkan senin bu dükkan benim gezip el yapımı çikolataları tadabilme imkanı var. Tam benlik.








Paylaş:

Brüksel Gezi Notları- Bölüm 1


Gezimizdeki ikinci durağımız Belçika'nın başkenti olan Brüksel . Birkaç yüzyıl önce bataklığın kurutulması sonucu ortaya çıkan şehir. Bataklığın içindeki yerleşim yeri anlamına gelen Brüksel adı almış. Şehir Paris sonrası bize son derece sıkışık geldi.Otele yerleştikten sonra, merakla İşeyen çocuk Heykelini (Menneken Pis) görmeye gittik. Gördüğümüz şey daracık bir sokakta 61 cm yüksekliğinde bronz bir çocuk heykelinden ibaretti.

Heykelin tarihcesine gelecek olursak ;1619 yılında yapılan heykel Rue de l’Étuve/Stoofstraat ve Rue du Chêne/Eikstraat Caddelerinin kesişiminde yer alıyor. İşeyen Çocuk Heykeli’nin enterasan özelliklerinden birisi ise heykelin şu ana kadar tam 5 kez çalınmış olmasıymış. Şu an bulunan heykel ise 1965 yılında yapılanın heykelin bir kopyasıymış. Orjinal İşeyen Çocuk Heykeli ise Grand Place’da Maison du Roi/Broodhuis’da saklanmaktaymış.
Heykel hakında bir çok efsane mevcut. En popiler olanları “savaşta patlamak üzere olan bir bombanın üzerine işeyerek söndüren çocuk” ve “küçük bir çocuk ,heykelin bulunduğu sokakta oturan bir cadının evinin kapısına işemiştir. Buna çok sinirlenen cadı, çocuğu taşa çevirmiştir. olanları. Bir de işeyen çocuğun kendisinin anlattığı öykü mevcut : “1619 yılıydı, 5 yaşındaydım ve Brükselde kaybolmuştum. 2 gün süren yoğun aramadan sonra soylu babam beni işerken buldu. Beni bulmuş olmanın verdiği sevincin bir göstergesi olarak beni aynı durumda tanımlayan bir çeşme yaptırdı.
Heykelin bu kadar popüler olmasından ötürü Brüksel’de bulunan tüm hediyelik eşya dükkanlarında İşeyen Çocuk Heykeli ile ilgili birçok hediyelik eşya ve çikolata mevcut.
Her ne kadar ilk kez İşeyen Çocuk Heykeli ‘ni görenler büyük hayal kırıklığı yaşasa da heykel tüm dünya üzerinde çok fazla bilinen bir yer. Sonuç olarak Brüksel’e kadar gidip de İşeyen Çocuk Heykeli’ni görmeden dönmek olmaz.
Paylaş:

27 Kasım 2012

Çirkin - İstanbul Devlet Tiyatrosu Oyunu



Bu sezon gitmeyi planladığım bir oyun. Marius von Mayenburg 'a ait bir perdelik bir oyun. Çirkinlik ve güzellik kavramlarını yüzleştiren, estetik çılgınlığının peşinden koşan; kuralları alt üst eden bir kara komedi. Tolga Evren'in performansını çok merak ediyorum. Kendisini geçen sezon At adlı oyununda oynadığı imparator Caligula ile tanıdım. Harika bir oyuncu. Zevkle izleyeceğim bir oyun beni bekliyor.

Paylaş:

25 Kasım 2012

Sidikli Kasabası Müzikali



İstanbul Devlet Tiyatrosu'ndan ünlü bir Broadway Müzikali.
Bu sezon tiyatro için açılışı bu oyunla yaptık. Oyunda  Sosyalist ve Kapitalist düzene göndermelere yapılmış. Konusu itibariylede hayli ilginç.
Hikaye dünyanın ısınıp suların azalmasıyla birlikte ortaya çıkan su sıkıntısı yüzünden, tuvalete gitmeyi sınırlayan özel bir şirketin denetimine verildiği bir yerde geçer. Tuvalet parasını ödeyemeyenlerin gizemli Sidikli Kasabası’na gönderildiği, bir gidenin bir daha geri gelmediği, kimsenin birbirinin gözünün yaşına bakmadığı, tüm genel tuvaletlerin özelleştirildiği bu yere düşen bir aşk ateşi, aynı zamanda süre giden sisteme karşı çıkışın da kıvılcımı olur.

Oyun 2 perde şeklinde 3 saat sürüyor. Doruk Şentürk ve Nebi Birgi'nin performansları harikaydı. Bu sezon izlemeyi istediğim birkaç oyun daha var. Umarım yer bulup gidebilirim.
Gidin, izleyin ve ne kadar büyük bir emek olduğunu kendi gözlerinizle görün derim.
Tiyatroyu çok seviyorum...

Paylaş:

12 Kasım 2012

San Francisco Twins (Marian ve Vivian kardeşler)

Geçen sene Amerika gezimizin son durağı olan San Francisco'da büyük bir şans eseri San Francisco ikizleri ile karşılaştık. İkizleri gördüğümüzde ünlü olduklarını bilmiyorduk. İlk başta gizlice resimlerini çektik. Sonra bir baktık gelen gidenle gayet rahat resim çektiriyorlar. Hemen gidip rica ettik. Çok şeker bir şekilde oowww  dediler ve bizden güzel poz verdiler. İşte resimlerimiz.






Paylaş:

The Black Keys


Dan Auerbnch ve Patrick Carney ikilisinden oluşan Ohio’lu Amerikan Blues-rock grubu.
Bir davul ve gitarla harika müzikler yaratabiliyorlar. 11 yıla dolu dolu 7 albüm ile imzalarını atmışlar.Onur bir gün "Bak senin gibi dans eden birinin videosunu izleteceğim" dedi. O akşam Lonely Boy ile tanıştım. Albümün benim üzerimde farklı mekanlarda yarattığı etkileri var. Eğer Lonely Boy ‘u evde dinliyorsam klipte yer alan zenci gibi kendimi müziğin ritmine bırakmadan edemiyorum. İş yerinde Litte Black Submarines dinlerken arabaya atlayıp uzun bir yolculuğa çıkma hissiyatına kapılıyorum. Kısacası albüm benim ruhuma çok iyi geliyor. İyi ve keyifli müzik yapıyorlar.

Albümleri:
The Big Come Up-2002
Thickfreakness -2003
Rubber Factory-2004
Chulahoma- 2005
Magic Potion -2006
Attack & Release- 2008
Tighten Up ve Howlin’ for You”single’ları ile piyasaya sürülen Brothers -2010
El Camino -2012
Paylaş:

11 Kasım 2012

Çikolata İle Evde Film Keyfi



Johnny Depp ve Juliette Binoche baş rollerini paylaştığı, izlerken sıkılmadığım, 2000 yapımı film.

Ufak bir Fransız köyündeki gündelik yaşam; köye yeni taşınan gizemli bir genç kadın ve kızı sayesinde bir anda değişiverir. Oldukça kasvetli ve monoton günler geçiren kasaba halkı, anne-kızın birlikte açtıkları son derece sevimli çikolata dükkanı sayesinde farkında olmadıkları bambaşka bir hayatla tanışırlar. Zevkin, eğlencenin, neşenin, umudun ve en önemlisi çikolatanın olduğu bir hayattır bu. Lakin kasabadaki bu değişimden memnun olmayan insanlar da vardır. Bunların başında, ahlak bekçiliği yaparak kasabada dilediği gibi bir ortam yaratan belediye başkanı gelmektedir. Ama birbirinden lezzetli çikolataların karşısında durmak, o kadar da kolay değildir.

Paylaş:
Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.