16 Ocak 2018

Kahve Bahane #12



Gezi yazılarını yazmaya başladığımdan beri, kahvemi yudumlayıp spotify listemi dinlerken kahve bahane yazısı yazmayı hep öteledim. Sanırım artık yazma vakti geldi. Şu an masada kahve yerine salep olsaydı keşke. Bol tarçınlı olanı makbuldür bana göre.
Geçenlerde bir yerde tarçınlı cappuccino içtim. Kendisine salepin yandan yemişi diyebilirim. Böyle soğuk bir memlekette, salep gibi güzeller güzeli içecekten bir haber olmalarına içerlendiğim doğrudur.

Soğuk dediğime bakmayın. Sanırım küresel ısınma buraları da etkisi altına almış. Ocak ayının ilk iki haftası hava oldukça güzeldi. 3 gündür gelen öldürücü soğukları saymazsak tabii.
Yağmuru sevmem ben. Yağmur altında yürümesi zordur. Islanırsın. Ama kar öyle mi? Kar tanecikleri gökten süzülürken huzur verir. Karlar üstünde yürürken insan çocuklar gibi şen olur. Kar özlemi var içimde. Umarım bu sene güzel güzel kar yağar buralara. Henüz tam anlamıyla kar yağmadı.
Varsın zaman aleyhime işlemeye devam etsin. Ben içimde öldürmediğim çocuğu canlı tutmaktan yılmayacağım. Bu aralar onu beslemek için bol bol diablo oynuyorum. Çocukluğumdan beri severim oyun oynamasını. Zamanında az The Sims, Tropico, Anno 1602 ve NFS oynamadım. Ne güzel oyunlardı.
Eskileri yâd etmeye başladığında insan yaşının ilerlediğini fark ediyor. Ayrıca içimin gizli bir köşesinde sallanan koltuğunda oturan bir Nazi Ana olduğu da doğru. Her zaman ona kulak versem olmaz. Biraz evhamlı kendisi, çoğu şeyi beğenmez. Arada onu mutlu kılmak için örgü örüyorum. İki tane atkı ördüm. Şimdi ikinci bere yolda. Dikiş ne alemde diye soracak olursanız, kapanmayan yaramı deşmiş olursunuz. Kumaşlar ve makine kış uykusuna yattı diyip, kıvırabildiğim en kısa yoldan kıvırmaya çalıştım.
Her sene bu yıldan şunu, bunu bekliyorum derdim. Bu sene bu cümleyi kurmadım. Bu sene kendimden tek beklentim altıncı ayın sonunda Lehçe konuşabilmek. Buraya bir dikkat çekmek isterim. Yıldan değil, kendimden beklentim bu. Şubat ayında yeniden kursa başlıyorum. Evde geçirdiğim bu ara dönemde de kelime ezberi yapmaya çabalıyorum. Verimli çalışmanın sadece çalışma kısmındayım. Umarım zamanla işin içine verimi de eklerim.

Son üç haftadır verimli olarak yapabildiğim şey ise spor. Artık hava şartları uzun yürüyüşler yapmak için elverişli değil. Yine spor salonuna tıkıldım kaldım. 30 dakik koşu bandında vakit geçirdikten sonra ağırlık çalışıyorum. Kaslarımda meydana gelen o yanma hissinden tarifsiz bir zevk almak işin bonusu. Arnold Schwarzenegger gibi olma hayallerim var. Şaka şaka. Sadece biraz kas kütlem artsın istiyorum. Yoksa Arnold kim, ben kim? İnsanın haddini bilmesi lazım. Haddini bilirken çok da alçak gönüllü olmaması lazım. Çünkü iyi niyet suistimali diye bir kavram ile burun burun gelebilir. Her şeyin bir dengesi var. İnsan olmanın zorluğu ise burada baş gösteriyor. Yaşamak kolay, dengeyi kurmak zor azizim.

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

16 yorum :

  1. Kalemine sağlık Yasemin. Listende belirttiğin bütün oyunları ben de severek oynadım. Bu arada geçen gün salep içtim, inan aklıma sen geldin. Krakow'da var mıdır acaba dedim? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Zafer. Maalesef yok. Afiyet olsun. Bir sonraki sefer bir tane de benim için iç.

      Sil
  2. Böyle dolu dolu yaşanmışlıkları okuduğumda çok keyif alıyorum . 😊 Maşallah ne güzel . Hedefinizi başarabilmenizi ümit ediyorum . Karı ben de çok özledim . Ah bi gelse de lapa lapa kar yağışı seyretsek . ☺️ Mutlu günler diliyorum. 🙋🏼

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de yazmaktan çok keyif alıyorum. Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Sevgiler.

      Sil
  3. The Sims geceleri gizlice kalkıp oynuyordum :) ne iyi oldu hatırlatmanız...zaman bulsam yine saatlerce sıkılmadan oynarım eminim:) sağlıklı keyifli günler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de öyle. Hatta bir ara yeniden oynamaya niyetlendim. Lakin kendimi biliyorum onu oynamaya başlarsam yapmam gereken işleri öteler dururum.

      Sil
  4. Siz lehçe deyince alfabe ve bazı cümlelerine baktım, zor geldi açıkçası. Söyleniş ve yazılış farkı var ve bizim ağız yapımızda zorluk yaratıyor. :) Kolaylıklar diliyorum size, dolu dolu geçirin, nasılsa günler geçiyor çünkü. En baştaki cümlenizden özendim kahve içiyorum şimdi :) Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lehçe gerçek anlamda zor bir dil. Çok teşekkür ederim. Sevgiler.

      Sil
  5. Aktif hayat kırıntıları. Benim de son 3 yıldır yapmadığım tek şey spor. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir an önce başlamalısın. Spor ruha iyi gelen bir şey sonuçta.

      Sil
  6. İkinci karikatüre gülüyorum hala ay ahahha kendimi gördüm :) yarın sporda mizahtan anlamayanlara göstereyim de yine kendim güleyim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de kendimi gördüğüm için iliştireyim istedim. Sevgiler.

      Sil
  7. Çok güzel bir yazıydı gerçekten de kahve bahane olmuş..Özellikle oyunlar kısmına ve içimizdeki çocuğu yaşatmaya katılıyorum. Bu hafta sizi yazınızı ajanda da paylaşmak istiyorum. teşekkürler

    YanıtlaSil
  8. O ilk kare nasıl güzel, huzur verici. Bir an öyle bir köşede oturup kitap okumayı hayal ettim hatta...

    YanıtlaSil
  9. Bence lehçeyi halledeceksin Yasemin'cim. Hem kurs da başlayacakmış. Keşke buralarda olsan da karşılıklı bol tarçınlı salep içip iki lafın belini kırsak.
    Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Eski Yazılardan Seçmeler


Yükleniyor...