5 Mart 2021

Kahve Bahane #Bir Ay




Çok ayıp, siz kınamadan ben kendimi kınıyorum. En son blog yazımı neredeyse bir ay önce yazmışım. Bu nasıl bir tembellik. Aslında az sonra anlatacaklarım tembel olmadığımı kanıtlayacak. Sadece ilgim ve odak noktam bir nebze kaymış durumda. İtiraf etmeliyim ki bir haftadır blog yazmalıyım, bugün yazarım yarın yazarım modundaydım. Kısmet bu güne ve bu saateymiş.

Uzunca bir süredir, twitter hesabımda "masada ne var" konseptiyle paylaşım yapıyorum. Orayı takip edenler, geçen iki ay harıl harıl kitap okuduğumu biliyor. Sene başında koymuş olduğum bir yıllık kitap okuma hedefimin yüzde kırkını gerçekleştirdim. Mart ayı ile birlikte okuma yoğumluğumu biraz azalttım. Çünkü pek haklı bir sebebim var. Azalttım demek, her gün okumuyorum demek değil. Günlük bir saat kitap okumaya devam. 

Haklı sebebe gelecek olursak yeniden Lehçe çalışmaya başladım. Lehçe, Polonya'nın resmi dili. Slav kökenli bir dil ve öğrenmesi oldukça çetrefilli. Bu sefer farklı bir yöntem ile çalışmaya başladım. Şimdiden verim aldığımı söyleyebilirim. Tabii işin içinde pasif ve aktif olarak dile maruz kalma durumu da var. Anlamasam bile bazı televizyon programlarını izliyorum. Sosyal medya hesaplarında lehçe paylaşım yapan hesapları takip ediyorum. Bakalım, ben kürek çekmeye başladım. Bu kayık kıyıdan ne kadar uzaklaşacak. 

Ara verip başlamak da zor. Kış süresince bisiklet kullanmaya ara veriyorum. Gönül her daim kullanmak istiyor. Orası ayrı. Gelin görün ki dondurucu soğuklarda zor. Geçen hafta havanın güzel olmasını fırsat bilip bisikletimle pedalladım. Ne çok özlemişim pedallamayı. Acayip keyif aldım. Bisikletimin fotoğraflarını da çekmeyi özlemişim. Lakin dediğim gibi ara verdikten sonra başlamak zor. İki üç gündür ağrımayan yerim yok. Her kasımı ayrı ayrı çalıştırmışım. Havalar ısınsa da günlük rutinimin içine bisiklet turlarımı eklesem; ne güzel olur.




Bir diğer aktivitem örgü örmek. Kış ayına en çok yakışan aktivite bence örgü örmek. Arkadaşlarım anne ve baba oluyor. Sizin anlayacağınız hem teyze, hem de hala oluyorum. Hala ve teyze olmanın da kendine has sorumlulukları var. O yüzden bu aralar sağım solum örgü ipleri ile dolu. Mesaiyi bitirip şişleri elime alacağım saatleri iple çekiyorum. Ortaya da pek güzel şeyler çıkıyor. En azından bana güzel geliyorlar. 


Güzel demişken, geçen hafta içi güzeller güzeli arkadaşlarımla sabah kahvesi içtim. Teknoloji sağ olsun. Uzakları yakınlaştırıyor, özlemi bir nebze olsun gideriyor. Öyle çok özlemişim ki arkadaşlarımla sohbet etmeyi. Onlar ekranda görünce gözlerim doldu. Bazen bana soruyorlar memleketi özlüyor musun diye? Taşın toprağın neyini özleyeyim Allah aşkına. Özlemim, sevdiklerime... Birlikte doyasıya kahkaha atabildiklerime... 

Enteresan bir şekilde özlem duygum da köreliyor. Eskisi kadar ağır bassa belki bunalıma girerdim. Bu durumu kanıksadım. Evet isterim hepsiyle yan yana olmayı. Evet isterim hepsi kanlı canlı yanı başımda olsun. Fakat şimdiki şartlarda bu biraz zor. Ve burada olmayı ben seçtim. Hani derler ya "önce can, sonra canan". Şu an yaşadığım durumun özeti tam olarak bu. 

Yaşamın insana neler getireceği pek belirsiz. Umarım ki daima güzel şeyler getirir. Şimdiler de tek temennim bu. 
Yine harıl harıl yazılmaya başlanmış, birkaç paragraftan sonra tıkanmış bir kahve bahane yazısına maruz kaldınız.
Yazı biter, Yasemin gider. 
Bir sonraki kahve bahane yazısında görüşünceye dek şen ve esen kalın. 
Kendinizi önemsemeyi ihmal etmeyin. 
✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

5 yorum :

  1. Hoşgeldin canım benim sevgiler selamlar olsun ...ah ah eskiden çok binerdim bisiklete keyifle bin bisiklete benim yerimde emi😊🤗dilerim herşey gönlünce olur inşallah canım benim sevgiler 🤗😊

    YanıtlayınSil
  2. Ben de aynı tembelliği yaşadığım için gayet iyi anladım sizi.Bazen oluyor böyle yazma konusunda.
    Örgü örmek şahane, kolay gelsin.
    İnsan nerede karnı doyuyorsa memleketi orasıdır, derler. Günümüzde artık pek çok insan başka memleketlerde yaşıyor.
    Selamlar.

    YanıtlayınSil
  3. Bisiklet rotaların ne güzeldir kimbilir? Bir aydır yazmadın demek
    insan hiç farketmiyor bu kadar uzun zaman geçti mi diyor.
    örgüye gelince, var mı onun gibi bir zevk!

    YanıtlayınSil
  4. Ne güzel bir kahve molası olmuş ve ne dolu dolu geçen zamanlar, yapılan her şeyin mutlulukla bir ilgisi var :D

    YanıtlayınSil
  5. Blogunuzu takibe aldım.Kişisel düşünce ve anılarımı paylaştığım bir blogum var sizde blogumu takibe alırsanız çok sevinirim.
    https://yasamveduygularim.blogspot.com/

    YanıtlayınSil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.