9 Haziran 2019

Ne Umdum Ne Buldum #Mayıs


Geç yazılmış bir ne umdum ne buldum yazısı olacak bu. Mayıs ayının hareketliliği geçen tüm ayları gölgede bıraktı. Klasik bir giriş ile başlayayım.

Mayıs ayından yine güzel bir hava umdum. Fakat gelmeyen bahar yine gelmedi. Mayıs ayının son haftası fırtına buldum. Bu sene yazın geleceğini dair umudumu kaybetmek üzereyim.

Düzenli spor yapmayı umdum. Pek düzenli olmasa bile (düzenden kastım gün aşırı veya her gün koşmaktı) her hafta koştum. Bol bol yürüyüş buldum. Artık spor salonundan kurtuldum. Dışarıda koşu ve yürüyüşe başladım.

Üç kitap okumayı umdum. Umduğumu da buldum. Uzun zamandır kitaplığımda okunmayı bekleyen Tolstoy'un Savaş ve Barış adlı kitabını okudum. Bu kitapla birlikte içinde savaş olaylarının anlatıldığı, cepheyi konu alan kitapları sevmediğimi keşfettim. Askerlerin hayatlarını, siperlerin arkasında yaşadıklarını gözümde canlandıramıyorum. Bunun dışında Sabahattin Ali'nin Bütün Hikayeler adlı kitabını okudum. Oldukça sevdim. Ay kapanışını M. Kemal Atatürk ile yaptım.

Artık yeşil çay içmeyi ummuyorum. Çünkü geçen dört ayın ardından yeni bir alışkanlık edindim. Her sabah kahvemden sonra yeşil çay içiyorum. Yeşil çay dengeli tüketildiğinde oldukça yararlı. Kahve demişken günlük içtiğim kahve sayısını düşürdüm. Artık günde iki bardaktan fazla kahve içmiyorum.

Su içme ile ilgili umutlarım oldum olası var. Bulduklarım ise içler acısı. Tam böyle umutsuz bir söz öbeği sonrası bu ay enteresan şeyler olduğunu söyleyebilirim. Su içme oranımı arttırmayı başardım. Sağda solda devamlı iki litre su için söylemlerine kulak tıkadım. İdrar rengini baz alıyorum artık.

Mayıs ayında geçen sene umduğum şeyi buldum. 2018 yılının sonuna doğru 2019 yılında bir iş bulacağım demiştim ve gerçekten de öyle oldu. Haziran ayında başlayacağım bir yeni bir işim var artık.

Mayıs ayından sağlık umdum. Çünkü havaların dengesizliği yüzünden tanıdıklarım hep hastaydı. Küçük bir hastalık buldum. Bu süreçte ya koşup bu hastalığı atlatırım dedim; ya da yorgan döşek yatarım. Şanslıydım sanırım. Koşu sonrası yorgan döşek yatmadan atlattım gitti. Bu arada tuhaf bir şey oldu. Hastalanacağımı hissettiğim an canım dereotu çekti. Normalde dereotunu pek sevmem. Hani derler ya kırk yıl yemesem aklıma gelmez. Öyle işte. Hafif seyreden hastalığı atlatana kadar demet demet dereotu yedim. Sonradan araştırdım. Meğer dereotunda bol derece C vitamini varmış.

Mayıs ayında Haziran ayında çıkacağım tatilin hayalini kurdum. 31 Mayıs itibariyle tatilime kavuştum. Deniz, güneş, bol muhabbet...

Şimdilik anlatacaklarım bu kadar. Bu ay ne umdum ne buldum yazısı hayli enteresan oldu. Çünkü bunu havuz başında şezlonga uzanmışken, Krakow'dan aldığım not defterime yazıyorum. Muhtemelen bilgisayar başına geçip, blog yazısı olarak yazarken hataları düzelteceğim. (düzelttim)
Bu yazının orijinal haliyse bir hatıra olarak not defterimde kalacak.

Bir sonraki ne umdum ne buldum yazısında görüşünceye dek şen ve esen kalın.

15:57 / 02.06.2019 / Kuşadası- İzmir

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:
Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.