4 Mart 2019

Oysaki


Yedi tepeli şehire yakışır bir kıyafet giymeliydim. Üstüme tabiri caizse cuk oturan takım elbisemi çektim. Saçlarımı taradım güzelce. Özenle yerleştirdim şapkamı başıma. Artık tam anlamıyla bir Beyoğlu delikanlısıydım. Tüm heybetimle buradaydım. Görenleri şaşkına çeviriyordum. Yeni hayatıma alışmaya çalışırken, uzaklarda, etekleri suya değen, ince uzun bir kız ilişti gözüme. Zarifliğini, yüzünde var olan hüznü hissedebilmek için yanı başımda olmasına gerek yoktu. Etrafımı saran kalabalıktan kurtulup, gözlerimi bu güzellikle buluşturmayı başardım. Bakışlarıma karşılık olarak önce utangaç bir bakış, ardından tatlı bir tebessüm geldi. Artık daha çok sever olmuştum bu yedi tepeli şehri.

Gel zaman, git zaman; gece, gündüz sadece gözlerimiz buluştu. Duruşumdan, bakışlarımdan etkilendiği haberi çalındı kulağıma. Bunu ilk defa yamacımda sohbet eden esnaftan duydum. Çok seviyormuş fakat denizleri aşmaya gücü yetmiyormuş. Yanıma gelemeyişi bu yüzdenmiş. Her gün aşkımı anlatan şiirler yazdım ona. Gece olup tüm şehir uyuduğunda, sadece benim ve onun ışıkları yanardı. İşte o zaman, esen karayel sayesinde yazdığım şiirleri okurdum ona. O ise martılar ile haber gönderirdi bana. Saçından bir tel, eteklerini ıslatan deniz suyundan bir damla eşlik ederdi martılara.

Etrafım günden güne kalabalıklaşmaya başladı. Binalar ile doldu taştı. Boğuluyordum. Nefes alamıyordum sanki. Beni ayakta tutan tek şey bir gün onunla buluşup, denizin serin sularına ayaklarımı değdirirken, onun için yazdığım şiirleri ona okuyabilme hayaliydi...

Ama olmadı. Her bina beni daha çok uzaklaştırdı ondan. Artık tam anlamıyla göremiyorum onun o ince uzun bedenini. Parmak uçlarıma kalkamıyorum. Sağa sola da eğilemiyorum. Okuduğum şiirler, önüme dikilen o çirkin binalara çarpıp bana geri dönüyor. Karayel bile yardım edemiyor aşkımıza. Beni ondan, onu benden mahrum bıraktılar.

Oysaki kız kulesi de aşıktı bana.
Belki halen aşıktır.
Artık bilemiyorum.
Çünkü göremiyorum.

Bir garip Galata
04.03.2019

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

28 yorum :

  1. İnsanın içindeki heyecanın kelimelere yansıması nasıl belli oluyor güzeldi teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Kız kulesi derin, Galata yüzme bilmiyor...

    YanıtlaSil
  3. harikaydı..kaleminize sağlık...resim ne kadar güzel..çok teşekkür ederiz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Okuyup, yorumladığınız için. Zira son zamanlarda yorum almak oldukça zorlaştı.

      Sil
  4. Maalesef beton kuşatmasından görünmez oluyor güzellikler.
    Kaleminize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazının çıkış noktası tam olarak bu. Geçen gün imstagramda bir hesap Galata’nın görselini paylaşmıştı. Gerçekten binalar arasında sıkısıp kalmış olduğunu hissettim. Sonrasında böyle bir mikro öykü çıktı ortaya.

      Sil
  5. Galata, onca kalabalığın arasında kalmış. Kız kulesi, boğazda kayığa binmiş açılmış. İyi bakanlar görecektir; Galata'nın Kız Kulesi'ni görebilmek için kalabalığın arasından tepeye çıktığını. Kız Kulesi, Boğazın serin sularında yalnız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kız kulesini seven peşinden gider. Koca galataya engel değil sular, denizler. Kanadı yokken uçan hazarfen kadar olamayacaksa hiç sevmesin uzaktan kız kulesini...

      Sil
  6. Kavuşsalar bu kadar güzel olurlar mıydı acaba? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı şeyler nihayete ermeyince güzel sanırım.

      Sil
  7. Çok severim böyle kısa hikayeleri. Cep hikayeleri diyorum ben onlara. Galiba sizin de böyle güzel hikayelerinizi var. İlk fırsatta okuyacağım. Ben de yazıyorum, vakit yaratır okursanız memnun olurum.
    Selamlarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de severim. Cep hikayeleri çok güzel bir tabirmiş. Genelde eleştiri alıyorum, neden bu kadar kısa diye. Bu nedenle bende yazdığım türün adını mikro hikayeler (öyküler) olarak belirledim. Kısadan da kısa demek istiyorum aslında. En kısa sürede hikayelerinizi okuyacağım. Sevgiler.

      Sil
  8. Çok sade ve hoş bir anlatım, zevkle okudum. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  9. Kalemine sağlık...Sade ve akıcıydı ,
    zevkle okudum...

    YanıtlaSil
  10. Thank you so much for visiting my blog and your comment, I'm so happy to hear you are learning Polish☺ Actually I am a Polish teacher,so also feel free to ask me anything😉 I'm also following, greetings from Poland ☺☺

    YanıtlaSil
  11. Ne güzel yazmışsın 👍 Bu tarz daha fazla yaz bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Ara ara bu tarz yazmayı deniyorum.

      Sil
  12. Olsun yalnızlık güzel şey. Ayrıca insanın doğayla ve binalarla özdeşleşip kendini dinlemesi gibisi yok. Kendine getirir...

    YanıtlaSil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.