Ocak ayı hep yeni başlangıçların ayı. Ben de temudan aldığım dandik klavyemi tabletime bağladım ve yazmaya çalışıyorum. Bilgisayarımı emekliye ayırdığımdan bu yana yazmak için telefonumu kullanıyordum ve itiraf etmeliyim ki hiç zevk almıyordum. Böyle yaz kızım modunda, çıtı çıtı yazmak hoşuma gidiyor. Hatta yeri gelmişken size saçma bir anımı anlatayım. Vakti zamanında adliye katibi olmak için sınava girmiştim. Sınav günü herkesin elinde bir klavye vardı. Beklerken bile hazırlanıyorlardı. Açıkcası ben o kadar ciddiye almamıştım. Ben de kendi çapımda hızlı yazarım lakin hızım katip olmama yeterli gelmedi. Bu da böyle saçma bir anımdır.
Yazmayı ve çizmeyi pek severim. Bir dönem adına Bullet Journal dedikleri, kişisel planlayıcı yapmıştım kendime. Açıkcası çok hazırlaması zevkliydi. Bu sene başında acaba yeniden yapsam mı, ya da ne umdum ne buldum serimi mi yeniden hayata geçirsem diye düşünüyorum. Ben sanırım hep çok düşünüyorum. Şu son zamanlar moda olan overthinking olayının vücut bulmuş haliyim. Bu beni gerçekten çok yıpratıyor. Bu sene bunu biraz törpülemek için çaba harcayacağım.
Bugün senenin ilk lehçe dersine girdim. Artık lehçe için son düzlükteyim diyebilirim. Run Yasemin Run diyorum kendime. Yeni eğitmenimle ilk dersimizi yaptık. Benim hakkımdaki ilk izlenimi oldukça iyi lehçe anladığım, aslında kelimeleri bildiğim halde cümle kurarken çok düşündüğüm şeklindeydi. Michal beni ilk dersten çözdü. Ben de lehçeyi çözersem oldu bu iş.
Çok maynum iştahlı olmama rağmen kafama koyduğum ve yapmam gereken işler için avına kilitlenmiş bir kaplan edasıyla hareket ederim. Bunlardan biri de uzun ve yorucu bir süreç olan kas inşaa etme süreciydi. Sanırım artık bu sürecin sonuna yaklaşıyorum. Geçen seneden bu yana kontrollü bir şekilde 4 kilo aldım. İşin zor kısmı bunun büyük bir bölümünü kas ağırlığının oluşturmasıydı. Benim hayatımdaki kilit kelime başarmak. Sanıyorum bunu başardım. Bu yüzden keyfim oldukça yerinde.
Keyif önemli. Bu aralar Krakow koca bir derin dondurucu gibi. Bu nedenle de sabah yürüyüşlerime ara verdim. Oysa ki en keyif aldığım aktivitelerden biriydi sabah yürüyüşü. Kendi kendime konuşur, bazen iç sesimle kavga ederdim. Böyle söyleyince kulağa kötü geliyor olabilir lakin beni rahatlattığı kesin. Bu nedenle bu kötü havaların sona ermesini dört gözle bekliyorum.
Dört gözle bekledim bir diğer şey de birgün buraya "başardım, o lanet olası sertifikayı aldım" demek. Ay hadi bakalım ben evrene, sağa sola, Allah'a, Tanrı'ya enerji gönderiyorum. Onlar da bi zahmet kabul etsinler.
Biraz klavye ile cebelleştim. Bu arada kabak çekirdeklerini çıtlattım, çayımı yudumladım. Film bitti, yerine bir diğeri başladı. Bunların hepsi yazının sonunun gelmesi gerektiğinin işaretiydi. Bu yüzden yazımı kabak tadı vermeden bitirmeye kadar verdim.
O zaman ne diyoruz;
Bir sonraki kahve bahane yazısında görüşünceye dek şen ve esen kalın.
Keyif aldığınız aktiviteler için kendinize alan açmayı da ihmal etmeyin.
Sevgiler
✄----------------------------------------------------------------------

