7 Aralık 2020

Kahve Bahane #Hayat Bu


Kahve bahane bu sıralar pek tatsız olabilir. Bunun müsebbibi kafein alımını bir süre durdur diyen doktordan başkası değil. Başımı ellerimin arası aldım, masanın üstüne, dumanı tüten siyah çayımı usulca iliştirdim, kafeinsiz bir kahve bahane yazısı nasıl yazılır diye düşünmekteyim. Hafif bir baş ağrım var. Kafein yoksunluğundan veya evdeki boya kokusundan mütevellit olabilir. Bilmiyorum. Zaten çok da önemsemiyorum.

Bir süredir sağlık sorunlarımla baş etmeye çalışıyorum. Kısa bir doktor macerasından sonra şimdilik beklemedeyim. Aldığım ilaç ve vitamin takviyesi umarım işe yarar. Zira kan vermekten pek haz etmiyorum. Geçirdiğim bir ay içinde dalgalı ruh halim dolayısıyla bir hayli zorlandım. İşte buraya kadar artık depresyon hırkasını giymek üzereyim derken, vitaminler sanki bir nebze olsun iyi geldi. Son iki gündür kendimi biraz daha iyi hissediyorum. Lakin tam anlamıyla iyi değilim. Oysa ki Aralık ayı pek umut dolu yazılar yazardım buraya. Yaptıklarımı anlatırdım. Bir sonraki sene için planlarımı yazardım. Yeni bir seriye başlayacağımı duyururdum. Şimdi yarın ne yapacağımız bile muamma iken uzun uzadıya plan yazısı yazmak içimden gelmiyor. 

Yana yakıla beklediğim kitap yurdu siparişim en sonunda geldi. Şimdi okunacak kitaplarım var. Bak işte bunlar beni bir nebze mutlu ediyor. Hepsini peş peşe okumayacağım. Çünkü hemencecik bitsin istemiyorum. Araya e-kitap serpiştirmeye devam. 

Geçen hafta buraya kar serpiştirdi. Karı seviyorum. Gerçi onu da sadece yağarken seviyorum. Sonrası tam bir işkence. Donuyor. İnsan yürürken bir hayli zorlanıyor. Öyle böyle derken, ben kış ayına bayağı alıştım. Hava 3 derece olunca " bügün hava güzelmiş" diyorum. İlk sene kat kat giyinirken, geçen beş senenin ardından, bir kazak ve montla dışarı çıkabiliyorum. İnsan bu. Yaşadığı ortama ayak uydurunca sorunsuz geçirebiliyor hayatı. 

Yaşadığım ortam yüzünden bir noel ruhu kaplıyor beni bu sıralar. Evde mumlar, ışıl ışıl olan çam ağacım. Geçen postacının kapıyı çalıp, şirketin gönderdiği xmas paketini uzatınca bu ruh daha da bir tetiklendi. Dışarısı cıvıl cıvıl. Çam ağaçları süslendi. Ama insanların gözlerinde o eski neşe pek yok gibi. Herkeste bir yorgunluk, bıkmışlık belirtisi var. Bu seneki kutlamalar daha öncekiler gibi olmayacak. Hatta hiçbir kutlama olmayacak.



Hiçbir şey eskisi gibi değil ki. En son ne zaman bir kafede oturup kahvemi yudumlayıp bir dilim pasta yedim diye soruyorum kendime ve hatırlayamıyorum. İşte bu da canımı acıtıyor. Evet ev güzel, huzurlu ama insanın gerçekten küçücükte olsa mekan değişikliğine ihtiyacı var. Sizi bilmem ama benim var.

Daha önceki kahve bahane yazımda depresif hissettiğimi ve bu ruh haliyle kahve bahane yazmak istemediğimi dile getirdiğimde birkaç mesaj aldım. Senin depresif yazım tarzını merak ediyoruz dediler. Şimdi döndüm ve az önce yazdıklarımı okudum da pek bir keyifsiz olmuş. Görünüşte bir yazı var ama kahve bahanenin tadı yok.

Buradaki pastalar da öyle. Vitrinlerde al benileri öyle yüksek ki, ama tadları hiç yerinde değil. Bol bol krem şanti kullanıyorlar pastada. Pastacı kreması ve gerçek pastacı keki kullanan çok nadir. Geçen böyle bir yer keşfettim. Butik bir pastacı. Kendimi şımartmaya ihtiyacım var. Ara sıra aldığım pastalar çayın yanında bana eşlik ediyor. Çok abartmadan insanın kendini şımartması şart.

Kafamdan bu olumsuz düşünceleri bir yana süpürüp yeniden eski neşeme kavuşacağım günleri iple çekiyorum. O zaman belki yine kahve eşliğinde kahve bahane demeye devam ederim. 

İlk defa içten değilde adetten olduğu için klasik kapanış cümlemi buraya iliştiriyorum.
Bir sonraki yazıda görüşünceye dek şen ve esen kalın.
Belli mi olur bir sonraki yazıda belki ben de kaybolan neşemi geri kazanmış olurum. 
Sonuçta hayat bu; sürprizlerle dolu.

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

12 yorum :

  1. Hep okusamda ilk defa bir Kahve Bahane yazısına yorum yapıyorum sanırım. Melankoli kötüdür, olumsuzluklar başka olumsuzlukları çağırır. Covid'den kaçalım derken hepimiz başka başka sağlık sorunlarıyla uğraşmaya başladık hemde kabuğumuzda. Geçmiş olsun, olumlu yazılar görmek isteriz sanki hep. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Bu süreç biraz zorlu geçiyor dediğin gibi ve insan olarak etkilenmemek elde değil. Şimdi daha iyi hissediyorum. Yorumları okumak da güzel. Ara ara yaz.

      Sil
  2. "Blog Bahane #Kahve Şahane " Kahve mi aldım ve bir köşeye iliştirdim pandemi yüzünden depresif durumda olarak blogcanların yazdığı "Okuma Listemi" Açtım gözüme ilişen birtutamkarincanın yazısını okumaya başladım hayat bu ne zaman ne yaşıyacağımız hiç birimiz bilmiyoruz ama bence hala şahane yazıyyorsunuuz ♥ kaleminiz sağlık

    YanıtlayınSil
  3. bir an önce depresif ruh halinden kurtulmanızı dilerim, koccaman GÜNAYDIN KRAKOW yazısı ile malum hırkayı üzerinizden çıkarmanızı dört gözle bekliyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım hırkayı omuzlarımdan aşağıya atmayı başardım. Az kaldı. Özüme dönüyorum.

      Sil
  4. Depresifliğin sebepleri arasında metabolizmanın vitaminsiz kalması da var. Bu konuyla ilgili önerim, her sabah kalktığında bir adet efervesan magnezyum iç. Buna bir an önce başla çünkü merak ediyorum sonucu. Ben bu şekilde atlatıyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Magnez6+D vitamini içmeye başladım. Sanırım bir haftada daha iyi hissetmemim sebebi bu.

      Sil
    2. İşe yaradığına sevindim.

      Sil
  5. ben de bugün pasta aldım kendime. bir haftasonu da pişirmeyeyim de hazır alayım dedim.
    normalde hiç almam çünkü bizim buaralarda da güzel pasta yapan yok. yalnızca bir
    pasta dükkanının fıstıklı çikolatalısı gayet güzel oluyormuş yeni keşfettim.
    kısmetse şöyle yarın keyif yapayım

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evde pasta yapmıyorum. Çünkü bitmiyor. Burada dilim olarak satıldığı için canım çektikçe bir dilim alıyorum. Ohh afiyet olsun. Fıstıklı çikolatalı pasta da pek bir güzel olur.Sevgiler.

      Sil
  6. hep iyiye güzele olumluya odaklanalım
    bizler böyle yapınca çevremizdeki olumsuzluklar kötüler de değişip güzelleşecek buna inancım tam
    sevgiler sana

    YanıtlayınSil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.