27 Mart 2019

Uyku



Güneş doğmayı unuttuğunda, rüzgar artık yaprak dallarını sallandırmadığında taşlaşır insanoğlunun kalbi. Bunun dışında her zaman bir ümit vardır. Yeniden sevebilmek ve hayattan keyif alabilmek adına. Güneş karanlığı aydınlatır. Rüzgar bulutları dağıtır. Kalp ışığı ve açıklığı sever.

Sıkıcı geçen bir gecenin son demlerinde, kitap ayracımı bu satırların yazdığı sayfaya iliştirdim. Hafif bir serinliğin hakim olduğu odamı ısıtma görevini üstlenmiş olan; baş ucumda odamı aydınlatan cılız ışığın sahibi muma üfledim. Çok kısa bir zaman diliminde karanlığa karışabilen beyaz dumanını seyrettim. Uykuya dalmak belki mutsuzluğumu hafifletebilirdi. Yarının, bugünden ve dünden hiçbir farklı olmayacaktı. Sabah uykumun en güzel yerinde beni uyandıracak olan alarm sesiyle irkilecek, giysi dolabının kapağını açıp elime geçen ilk parçayı giyecek, demlenmemiş kahvemi yudumlayacak, tüm dağınıklığımı geride bırakarak dış kapıyı çekecek, yolda yürürken günün ilk sigarasını yakacak ve yine hiçbir şeyden haz alamayacaktım.

Dışarıda yağan yağmurun taneleri cama vururken, henüz ısınmamış olan yatağıma uzandım. Yorganımı, serpilmiş bir ölü toprağı edasıyla tüm bedenimi örtecek şekilde üstüme çektim. Uyuyabilmek adına hazırdım artık. Karanlığa alışan gözbebeklerim, her gece randevumun olduğu tavandaki o nokta ile buluştu. Okuduğum satırları ve benden çok uzakta yaşanan duyguları düşünmeye başladım. Ben bu hayatta en çok kolay mutlu olabilenleri kıskanıyordum. Mutluluk denen şey benim kapımı çalmazken resmen başkalarının hayatına kamp kurmuştu.

Yorganımın ağırlığı altında ezilen bedenim ısınmaya başladı. Göz kapaklarım usulca birbiriyle buluştu. Nefes alıp verişim yavaşladı. Bedenim ağırlaşırken ruhum hafifledi. işte! günün en huzurlu anına geçiş yapmıştım. Artık uyuyordum.


✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

25 yorum :

  1. Betimlemeler,ilk giriş harika olmuş.Basucu kitabı olacak niteliğinde..Bunun üstüne gitmelisin 💗

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler İnci. İlk giriş gerçekten de bir kitaptan alıntı.

      Sil
  2. Çok farklı bir anlatım olmuş. Tebrikler :)

    YanıtlayınSil
  3. Aynen belki de en huzurlu olduğumuz anlarımız uyuduğumuz anlardır çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık

    YanıtlayınSil
  4. Merhabalar.
    Huzuru ve mutlu olmayı unutmuş kişiler için ne kadar güzel kurgulayarak kaleme almışsınız yazınızı. İnsan kalbi "ışığı ve açıklığı sever" derken de ne kadar güzel vurgulamışsınız. İnsanın hiçbir şeyden haberi olmadığı an, beyninden tüm bedene salgılanan o kötü kimyasalları bertaraf eden uyku halimizdir. Ama bir uyuyabilsek!.. Hatta ben, bir daha hiç uyanmamak üzere, o uyku haline geçmek istiyorum. Sizin de dediğiniz gibi sabah kurulan alarm ile birlikte uyanıyor ve yine o stresli, huzursuz ve mutlu olunmayan günlere merhaba diyoruz ve bu günlerin hiç sonu gelmiyor. Ben bunları yazarken çok karamsar biri olduğumu düşünüyorum ve diyorum ki; üzerinde yaşadığımız şu yerkürenin her saniyesinin tadını çıkarmak varken, neden tüm dünyanın yükünü omuzlarımızda taşımaya çalışıyoruz. Neden her mutsuz anımızı dolu tarafından bakarak mutluluğa çevirmiyoruz? Ama yapamıyoruz, öyle değil mi?
    Sağlıklı, huzurlu ve mutlu günler dilerim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mutluluğa çevirmek ne güzel bir tabir. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  5. Bence siz şiir de yazmalısınız...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Şiir bambaşka bir tuh hali gerektiriyor. Bir gün o ruh halini yakalayabilirsem, neden olmasın diyorum.

      Sil
  6. Ne güzel bir yazım ifadesi..Mutluluk için kendi çadırımızı kurar kamp yaparız biz de sıkıntı değil :))))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel. Kendi çadırımız tabiri. Kuralım ve hep mutlu olalım.

      Sil
  7. Uyku bu kadar güzel anlatılabilirdi. Tebrikler... Bu arada mikro öykünün diğer adı da yanlış bilmiyorsam minimal öykü. Az ama öz anlatım oluyor bu öykü türünde...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Birçok eleştiri aldım bu konuda. Çok kısa yazıyorsun. Bunlar kısa öykü bile değil dediler. Bende kısa değilse mikro olsun dedim. Minimal öykü söylemi de güzelmiş. Bilgi aktarımı için teşekkür ederim.

      Sil
  8. Mutluluk bir gün mutlaka kapını çalar, önemli olan ümitle çalınacağı anı beklemek. (Ben sizi izlemeye almamışım ya, twitterda görüyordum hep izlemedeyim sanmıştım. Takipteyim)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz. Umudu yitirmemek altın kural olsa gerek.

      Sil
  9. rüzgarın bulutları dağıttığı
    ufak bir gülümsemenin efkarı dağıttığı bir gerçek
    öykü bile değil bu yazdıkların diyene takılma sen
    yazmaya devam et bence
    şahane yazıyorsun çünkü

    YanıtlayınSil
  10. Sanki içinde birşeyler ukte kalmış ya da depresyon halinde gibisin. Yazılarını okurken hep böyle düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hmm yorum yapmayacağım. Kahve bahane yazılarımı okurken de bu his oluşuyor mu?

      Sil
  11. Kim ne derse desin yavrum, o kadar güzel anlatmışsın ki... İçinde benim de uykuya geçiş çırpınmalarımdan esinler var. Ben de çabuk mutlu olanlara nasıl özeniyorum bir bilsen... Bir kedi için bile empati yapıyor, vatanımda olan-bitenler için kahroluyorum. Ama uyku sanırım ertesi güne bizi hazırlamak için yaratılmış. Eline, emeğine sağlık canım. Ayrıca Aylak Editör'e çok teşekkürler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür Ece hanımcım. Uyku beyin temizliği için çok önemliymiş. Geçenlerde bununla ilgili bir video izlemiştim.

      Sil
  12. uykuya geçiş benim için de bazı rutinler var. Kitap okumak en güzel yolu

    YanıtlayınSil
  13. Hiç bir şeyden bende haz alamıyorum. Tıpkı o karakter gibi.

    YanıtlayınSil
  14. Bazı günleri bende bir an önce uykuyla sonlandırmak istiyorum. Güzeldi teşekkürler

    YanıtlayınSil
  15. yazmaya devam edin bırakmayın sakın. yüreğinize sağlık

    YanıtlayınSil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.