26 Mart 2018

Kahve Bahane #17


Bu dolu dolu bir kahve bahane yazısı olacak. Benden söylemesi. Bu nedenle büyük boy kahvenizi hazır etmenizi öneririm. Kahve yoksa çay olur. Çay yoksa su olur. Sonuçta sıvı tüketimi önemli.

Bu aralar bir türlü yıldızımın barışmadığı su ile sporun sayesinde orta yolu bulduk. Neredeyse 2 aydır haftada üç gün spora gidiyorum. Antremanlarımın ağırlık odaklı. 4-5 kiloluk dambıllar ile yola başlamıştım. Şimdi etrafımda 8-9 kiloluk dambıllar var. Gelişimin en önemli şartı süreklilik. Spor sonrası kuvvetlendiğimi hissettiğimde duyduğum haz ise hepsinden güzel. Tüm bu çalışmalara rağmen ayva göbeğim yerinde duruyor. Onu hiç karıştırmayalım şimdi. Uzun vadede onun bir çaresine bakacağım artık. Olumsuz taraflara odaklanıp enerjimi düşüremem. Sporda beslenme önemli. İçim dışım protein oldu. Doğal yoldan protein ihtiyacını karşılamak zor iş.


Protein yazınca aklıma yumurta geldi. Yumurta bu aralar çok popüler burada. Etraf yumurtadan geçilmiyor. Çünkü paskalya kapıda. Dün Polonyalı arkadaşım bana çok güzel bir paskalya sepeti almış. İçinde renkli boyanmış yumurtalar var. Masamda baş köşeye yerleşti. Sepetten kafasını uzatmış kuzucuk, tavşan ve civciv bana bakıyor şu an.



Masam nasıl karışık. Her yerinde kağıtlar, notlar var. Kendi içinde bir düzeni olan karışık masamı seviyorum. Sabahları büyük bir özenle masamı topluyorum. Duyan da boydan boya bir masam var zannedecek. Altı üstü bir metre genişliğinde bir masa. Akşama kadar yine karışıyor. Bu karışıklığın içinde minik çizimler yapmaya devam.







Sadece masam değil aslında kafam da arada bir karışıyor. Onu tam toparladım diyorum sonra hop tekrar karışıyor. Bu hafta toplarladığım bir haftadayım. Toparladığım zamanlarda kendimi daha huzurlu ve özgüvenli hissediyorum. Uzun bir aradan sonra cuma akşamı arkadaşlara buluştuk. Her hafta, hep aynı mekanda hep aynı saatte buluştuğumuz bir arkadaş tayfamız var. Friends dizisi gibiyiz. Masaya devamlı birileri gelip gidiyor. Gelen muhabbete dahil oluyor hemen. Uzunca bir aradan sonra yazmamın nedeni ise atı haftadır burada yoktular. Amerika'ya iş için gitmişlerdi. Döner dönmez rutinimize geri döndük. Gittiğimde beni çok güzel bir sürpriz bekliyordu. Bana ta New York'tan hediyeler gelmiş. Çok tatlı bir bardak ve bir tişört.



Bazı hafta sonları evden adımımı dışarı atmıyorum. Bazen de eve uğramıyorum. Bu hafta sonu hep sokaklardaydım. Cumartesi dişçi ile randevum vardı. Dişçiden sonra enteresan sanatsal çalışmaların sergilendiği bir müzeyi ziyaret ettim. Müze yazısını ayrı yazayım ki çektiğim görseller arada kaynamasın.

Aslında arada kaynamamasını istediğim bir konu daha var heybemde. Bunu yazının sonuna yazmayı uygun buldum. Bazı okuyucular yazılanların ilk ve son paragrafını okuyor gibi hissediyorum. Kitap okuyucularının sıklıkla ziyaret ettiği 1000kitap adlı sitede bir etkinlik başlattım. Hep beraber Stefan Zweig kitapları okuyoruz. Şu an katılımcı sayısı 81. Oldukça güzel değil mi? Eğer siz de bir kitap kurduysanız ivedilikle etkinliğe iştirak etmenizi bekliyorum.

Aklımda olanların bir kısmını yazdım. Uzun olacak demiştim ama olmadı sanırım. Eğer kahveniz henüz bitmediyse geçen bir mikro öykü yayınlamıştım. Okuyun bence seversiniz. Veya ölümüne eleştirirsiniz. Her ne olursa olsun, canınız sağ olsun.

Bir sonraki kahve bahane yazısında görüşünceye dek şen ve esen kalınız.
Sevgiler.

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

16 yorum :

  1. Spora azimle devam ettiğin için tebrik ederim Yasemin. Bu arada çizimlerin sevimli gözüküyor . Çizimlerle birleştireceğin öykülere hazırlık yapıyorsun sanırım. Friends'teki ortam oluştuysa orayı sakın bozmayın bence. ;)
    Kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Zafer. Çizimler alıştırma amaçlı biraz. Bol bol deneme yapmalıyım. Her gittiğimizde o hissi yaşıyorum. Hatta geçenlerde ben de burada garson olarak çalışmaya başlasam tam olacak dedim.

      Sil
  2. Aksiyona seyir bir yazı olmuş. Spor ve yumurta deyince hep bir çekiliyorum. Arkadaşım o kadar çok yiyordu ki ben artık yiyemiyorum yumurta. :)
    Ayrıca çizimler sevimli ve geliştirilebilir. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim yazılarım az biraz aksiyon barındırıyor sanırım. Ben de pek sevmem yumurtayı. Sadece günde bir tane tüketiyorum. Bir gerçek var ki yumurta protein deposu keşke o kokusu olmasa. Çizimler için daha bir kaç ton ekmek yemem lazım. Teşekkür ederim.

      Sil
  3. Spor yapmak gerçekten önemi. sadece ayva göbek için değil daha enerjik olmak içinde şart.

    Keyifli bir yazı olmuş, hemencecik bitiverdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben spor yapmayı oldukça seviyorum. Yaşam kalitesini arttırmak için gerekli. Teşekkür ederim. Ya benim sorumun uzun uzadıya yazamıyor olmak. Yazdıkça bunu anlıyorum.

      Sil
  4. ayva göbeği giderse ne yaptığını bana da söyle :D çizimlere bayıldımm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım onun gitmesi için sıkı bir diyet şart. Diyet diyince sen zaten zayıfsın ne gereği var diyorlar ama doğru bilinen yanlışlardan biri sadece. Yağ alımını düşürmedikçe o göbek gitmez diyorum bende. Şimdilik yeme içmeme pek karışmadım. Alt yapıyı oluşturuyoru. Kas kütlesini arttırdıktan sonra inşallah beslenmeye biraz daha özen göstereceğim. Başarılı olabilirsem neler yaptım diye paylaşırım. Teşekkür ederim. Çize çize daha güzel olacaklar. Öyle umuyorum.

      Sil
  5. Çizimler çok şirin,spor önemli şu ara yapamasam da seviyorum spor yapmayı.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Kesinlikle önemli. Ben de çok severim spor yapmayı.

      Sil
  6. Sankim kendimi gördüm :) .Kupan harika bu arada.Mutlulukla kullan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Ne güzel bir iltifat böyle. Ben senin eline su dökemem çizim konusunda. Kendi kendime yuvarlanıp duruyorum. Umarım zamanla gelişecek ve daha güzel çizimler ile dolacak sayfam :) Sevgiler.

      Sil
  7. Masandaki paskalya ruhu şahane :)
    Ama en çok Jack'i beğendim hatta gözlerimi alamadım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Jack ve ayrılmaz ikiliyiz. Seneler önce almıştım onu ve aldığımdan beri masanın baş kahramanıdır. Yakında hiç ayrılmaz bir ikili olabiliriz. Dövme yaptırmayı düşünüyorum. Bakalım hayırlısı :)

      Sil
  8. Yaza 2 ay kalmışken ben de spora hayatımda ilk defa programlı olarak başladım. Beslenme ile de destekliyorum. Spordan sonra insan gerçekten kendini bir şeyler başarmış, sorumluluklarını yerine getirmiş gibi hissediyor. Yumurtalar şirin görünüyorlar ve arkadaşlar insana kendini şanslı hissettiriyor.

    Zweig da harika bir seçim, özellikle "Bir Kadının Yaşamından 24 Saat" adlı kitabını çok beğenmiştim ben.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beslenme ile desteklemek çok önemli. Spor sonrasındaki o hissi çok iyi biliyorum. Ve beni mutlu ediyor.
      Zweig'ın şimdiye kadar 14 kitabını okudum. Hepsini de severek okudum. Bu kitabı seneler önce okumuştum.

      Sil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Blog Arşivi

Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe

Severek OkuduĞum Bloglar