23 Aralık 2018

Kahve Bahane #34


İstanbul özlemine ilişkin bir şeyler yazmak için oturdum bilgisayar başına. Tesadüf bu ya Kahve Bahane serisinin otuz dördüncü yazısına denk geldi. Otuz dört İstanbul'un plaka kodu. Özellikle işe gidiş ve geliş zamanlarında trafiği felç eden arabaların hemen hepsinde bulunan rakam.

Aslını söylemek gerekirse dün akşama kadar böyle bir özlem yoktu. Dün Türkiye'den yeni dönen arkadaşlarımla buluştum. Gitmeden önce birkaç mekan tavsiyesi vermiştim. Onlara gitmişler memnun kalmışlar. Uzun uzadıya gezi maceralarını dinledim. Onlar anlattıkça İstanbul'da arkadaşlarımla geçirdiğim günler geldi aklıma. Gecenin sonunda da ne çok özlemiş be dedim kendi kendime. Trafiğini değil, kalabalığını değil, arkadaşlarımı, yemeklerin güzelliği özlemişim.

Bu özlem duygusunun bir anda büyümesinin bir nedeni daha var aslında. Eskiden çalışmadığım için istediğim zaman diliminde Türkiye'ye gidebileceğimi bilmenin rahatlığı vardı. Şimdi beyaz yakalı olunca o rahatlık ortadan kalktı. Hani derler ya yasak olan şey insan daha cazip gelir. Benimki de o hesap oldu sanırım.

Polonya'da iş hayatına merhaba diyeli iki hafta oldu. Şimdilik her şey yolunda gidiyor. Yeniden şekillenecek hayat rutinime alışmaya çalışıyorum. Hedefim 2019 yılında iş sahibi olmaktı. Bu işe başlayarak bu hedefimi gerçekleştirmiş olmanın mutluluğu yaşıyorum. Bu iki haftada sağda solda o kadar çok lehçe duyuyorum ki; son iki gündür ciddi ciddi lehçe kursuna gidip, bu dili de öğreneme karar vermek üzerine düşünüyorum. İnsanlar mutfakta, tuvalette bir şeyler konuşuyorlar ve onları anlamıyor olmak beni bir miktar üzüyor. Sanırım yakın gelecekte bana kurs yolları gözüküyor.

İnsan sıkışık zaman diliminde öğrenmeye ve dolu dolu yaşamaya daha yatkın. Mesela ben ingilizceyi öyle öğrendim. Bankada tüm gün kafa patlattıktan sonra akşam yediden ona kadar, haftanın dört günü ingilizce kursuna gittim. Bu maraton böyle beş ay sürdü. Ve en verimli dönemimdi.
İnsanın vakti olunca; bugün yaparım, yarın yaparım diyor ve bir bakıyor hiçbir aksiyon almadan aylar geçmiş.

Bana işe başladın artık diğer hobilerinden uzaklaşırsın diyorlar. Aksine işe başladıktan sonra daha sıkı sarıldım hobilerime. Desen çalışmalarına başladım. Akşam yemekten sonra yorgunluk kahvemi yudumlarken çizim yapmak tüm günün yorgunluğunu üstümden atıyor. Desen çalışmasına başlamadan önce bilek alıştırması yaptım. Oldukça faydalı bir egzersiz. Çizime başlamayı düşünüyorsanız ara ara yapın derim.













Öyle hemen bitsin diye bir derdim yok. Yavaş yavaş çiziyorum. Çizgiler, günü geçirdiğim ruh halime göre şekilleniyor. Böylelikle ortaya farklı tarzda çizimler çıkıyor. Kalemlerime yenilerini ekledim. Sanırım bu desen çalışmalarını yapmaya uzunca bir süre devam edeceğim.

Buraya kadar hiç es vermeden yazdım. Masadaki kahvem bitti. Çizdiğim görselleri yazıya ekleyince içimde yeniden bir şeyler karalama istedi doğdu. Şimdi, özlem barındıran bu yazıyı sonlandırıp, fonda çalan fransız parçalar eşliğinde bir şeyler karalamaya devam etme vakti.
Güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle.
Şen ve esen kalın.

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

25 yorum :

  1. Özlem çok keyifli değil tabiki ama iş sahibi olmuşsunuz ne güzel tebrikler

    YanıtlaSil
  2. İşiniz de başarılar ... Çizimler de çok güzel bu arada. Çizgiler,ruh haline göre şekilleniyor ne güzel:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Evet çizgilerin dili diyebiliriz.

      Sil
  3. Giderayak bi güzellik yapmış 2018 size :)
    Ne güzel. Darısı oğlumun başına. Amin :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin Tülin hanımcım. En kısa sürede diyelim, öyle olsun.

      Sil
  4. işiniz hayırlı olsun...çizimler harika...nasıl öğrendiniz...ben de öğrenmek isterdim..yeni bir dil öğrenmek keyifli ve heyecan verici diye düşünüyorum...sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi kendime başladım. Sonra bir arkadaşla birlikle desen çalışması yaptık. Şimdi de fırsat buldukça yeni şeyler deniyorum. Yeni bir dil öğrenmek zor ama keyifli bir aktivite.
      Sevgiler.

      Sil
  5. Başarılar dilerim 😊 2019 güzel bir yıl olsun inşAllah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Hepimiz için olsun umarım.

      Sil
  6. Sayende bende çizime saracağım Yasemin🙈😁💕Ki Çöp adam bile çizemem normalde yani😁Teşvik ediyorsun 😁❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sar sar Büşracım. Çok eğlenceli. Senin ufaklıkla birlikte yaparsınız. Mis gibi aktivite olur hem.

      Sil
  7. Ne mutlu istediklerinin bir ucundan tutup yavaş yavaş gerçekleştirmen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşin sırrını buldum. Gerçekten istemek ve pes etmemek diyebilirim.

      Sil
  8. kesinlikle eskize başlamadan karalama özellikle daire çizmek çok faydalı oluyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet daire çizimleri her alıştırmadan sonra daha düzgün oluyor.

      Sil
  9. Cizimler ne güzel... O özlem bir gelir bir gider bilirim. Insan alisiyor bu arafta yasamaya. Is bulmana sevindim. Insallah hersey yolunda gider. Burda da Steiermark lehcesi konusuluyor ben normal Almanca ögrendim cok zor ooldu. Hala lehce konusamiyorum ama anliyorum en azindan 😅

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Uzakta yaşayanlar için özlem duygusu hep yanı başında olan bir şey. Anlamak da büyük bir başarı. Ben çok basit şeyleri anlıyorum. Aslında bildiğim kelimeler varsa cümlede şunu demek istiyor diyebiliyorum. Bir dilin en zor kısmı konuşmak sanırım.

      Sil
    2. Aalinda kendiliginden gelisiyor. Bir süre sonra farkina varmadan alisiyorsun duya duya. O ülkede yasayinca ögreniliyor mecburen 😊

      Sil
  10. hayat güzel beee özlem de güzel :)

    YanıtlaSil
  11. İşin hayırlı olsun...
    Özlem hayatımızda hep olacak... Bazen birini, bazen bir şehri, bazen bir eşyayı ya da bir ağacı özleyeceğiz. Ve bizi güçlü kılan duygulardan biri özlemdir...
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Özlem özünde acı verici olsa da güzel bir duygu. Kesinlikle katılıyorum.

      Sil
  12. cizimler super.yeni isinizde basarilar,simdiden iyi yillar.ozlem yillar gecse de gitmiyor,ara ara en sertinden vuruyor.

    YanıtlaSil
  13. İnsan trafiğini bile özler, yok o kadar da değil. Özlem uzaktayken çok derin hissedilen bir duygu. Çizimler harika, emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.