6 Ocak 2020

Kahve Bahane #2020 Yılının İlk Yazısı


Az önce ocakta bir yorgunluk kahvesi pişti içli içli. Bundan mütevellit evi bir kahve kokusu sardı. Yorgunluk kahvesi bu zaten diye düşünüp, hızlıca makinede hazırlamadım. Cezveyi koydum ateşin üstüne. Kaynayana kadar başında bekledim. Tam o esnada, gözüm bugün aldığım, yıkadığım ve suyu süzülsün diye lavabonun yanına bıraktığım üzümlere takıldı. Kahvemin köpüğü oluşurken bir iki tane üzüm tanesi attım ağzıma. Yediğim üzümler babaannemin bahçesinde yetişen üzümlere ne çok benziyor diye düşünürken, kahvenin kokusu yayıldı her yere. Şimdi masamda kahve, 2020 yılının ilk kahve bahane yazısını yazıyorum.

İsa doğdu, Noel baba gezdi, 3 Kral şehre geldi, diye diye uzunca bir tatil yaptık. Bu tatilden sonra yarın işe gitmem gerektiği gerçeği bir nebze canımı sıkıyor. Tatil süresince neredeyse mutfağa da girmedim. Bunun acısı da bugün çıktı tabii. Hani bahsi geçen yorgunluk vardı ya; o harıl harıl yemek yapmamdan kaynaklı.

Rutinden çıkmak güzel. Mesela dün daha önce yalnız buluşmadığım bir arkadaşımla (hep grup olarak buluşuyorduk) bir kahve içmeye gittik. Keyifli ve kaliteli zaman geçirdim. Sanattan, kitaplardan, şehirlerden bahsettik. Bu kış günlerinde, ruhu olan bir mekanda, kahve eşliğinde, içi dolu dolu sohbetlerden güzel bir şey yok sanırım.


Hazır vaktim varken, ilmek ilmek işleyip bitirdiğim battaniyemin ipliklerini temizledim. Minik motiflerden oluşan bu battaniye de ne çok emek var size anlatamam. Temizledikten sonra çıkan iplerden oluşan bu renk cümbüşünü atmaya kıyamadığımı da itiraf etmeliyim. Şimdilik masanın bir köşesinde duruyorlar. Aklımda bunları minik ve dekoratif bir cam şişe içine hapsetmek var. Fakat tam olarak karar vermiş değilim. Bu nedenle pintereste gezinip neler yapabilirim diye bakınıyorum. 


Pinterest benim tüpsüz daldığım, daldığımda da çıkamadığım bir derya. İpliklerle neler yapabilirim diye bakarken bu güzelliği gördüm. İnsanlar ne güzel şeyler üretiyor.  

Bir yere gittiğimde, ambiyansı güzelse, dur şunun fotoğrafını çekeyim de blogumda paylaşırım diyorum. Çoğunu blog yazılarıma eklemeyi de unutuyorum. Sizin anlayacağınız; bu ne perhiz bu ne lahana turşusu kıvamındayım. Bugün de kahve içmeye gittiğimde, geçen hafta kardeşimin getirdiği Türkçe dergiyi okudum. Polonya'ya geldiğimden bu yana, dışarıda dergi okumadığımı fark ettim ve o anı ölümsüzleştirmek istedim. İşte o kare bu yazının kapak fotoğrafı oldu.

Ana dilinden uzak bir yerde yaşamanın eksilerinden biri bu. Kitapçılardaki rafları doya doya karıştıramamak, oturduğun yerde var olan, beni oku oku diye gözünün içine bakan dergilere sadece bakmak. Bu yüzden bugün çantamda taşıdığım dergi benim için çok özeldi.

Genel olarak, bu her şey için geçerli. Ulaşılabilirlik ne kadar kolaysa, değeri o kadar azalıyor. O yüzden siz üstteki satırları okuyup, altı üstü bir dergi yahu diyebilirsiniz. Emin olun benim için durum hiç de öyle değil.

2020 yılında blogda bir takım değişiklikler yapmak istiyorum. Kahve Bahane serisine devam etme kararı aldım. Ne umdum Ne Buldum serisini yazıp yazmama konusunda henüz bir karar vermedim. Aklımda yeni bir içerik oluşturmak var. Daha önce yorumlarda da karşılaştığım; "ne okuyorsun? Ne dinliyorsun? Ne izliyorsun?"  bunları hiç paylaşmıyorsun diyenlerlere sesleniyorum; sanırım tam sizlik bir plan var aklımda. Aylık olarak neler okuduğuma, neler dinlediğime ve izlediğime değinen bir içerik geliyor.

2020 yılının ilk haftasında, bence tam da adına yakışır bir kahve bahane yazısı oldu. Biraz ordan, biraz burdan derken, farklı konulara yer verdiğim yazının sonu geldi.
O zaman ne diyoruz;
Bir sonraki kahve bahane yazısında görüşünceye dek şen ve esen kalın. Kendinizle iyi geçinmeyi ihmal etmeyin.

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

11 yorum :

  1. Battaniye çok hoş olmuş, iyi günlerde kullanın:)

    YanıtlayınSil
  2. Ben de birtakım değişikler istiyorum sanırımm! ☺️ Hayırlısı olsun 2020'de o zaman 😂😊

    YanıtlayınSil
  3. ilk okuduğum yazınız bu, etkileyici geldi. kaleminize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle hoş geldiniz diyorum. Okurken keyif almanıza sevimdim. Umarım bloga ziyaretleriniz daim olur.
      Sevgiler.

      Sil
  4. Merhaba��
    Bugün ingilizce öğrenme ile yazdığınızı okudum.Haftada 3 gün 3 sa kursa başlayacağınızı yazmışsınız. Merak ettim son durumunuz nasıl şu an bende o yollardan geçiyorum �� Ne aşamaya geldiniz sevgiler

    YanıtlayınSil
  5. Kahve için afiyet olsun diyelim arkadaşlarla sohbet için bol muhabbetler dekorasyonlar çok güzel beğenilmeyecek gibi değil battaniye ile hamarat olduğunuz gerçeği karşımıza çıkıyor 2020 ilk yazınız mükemmel olmuş yani nice senelere.

    YanıtlayınSil
  6. Yasemin Hanım merhaba, 2020 yılının size bol huzur ve sağlık getirmesini diliyorum. Özellikle İnstagram da paylaştığınız Bisiklet fotoğraflarında gördüğüm Krakow parklarını da çok kıskandığımı itiraf ediyorum. Okurken keyif aldığım güzel yazınız için teşekkür ederim.

    YanıtlayınSil
  7. Kahvenin kokusu ne güzeldir, burnuma geldi ne yalan söyleyeyim. Yeni yıl güzellikler getirsin. Blogunuzu keyifle okumaya devam edeceğiz, değişiklikleri şimdiden merak ediyorum.

    YanıtlayınSil
  8. 2020 yılı bol kahveli bol güzelliklerle geçsin

    YanıtlayınSil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Fotoğrafım
Mam na imię Yasemin. Jestem z Turcji. Mieszkam w Stambule, a teraz w Krakowie. Mówię po turecku i angielsku znam też trochę po polsku. Z zawodu ksiegowa. Moje ulubione słowa oczywiście :) Interesuję się literaturą i sportem. Lubię kawę. Uwielbiam mój rower.