22 Haziran 2018

Kahve Bahane #21


Tilki misali döndüm dolaştım yine Krakow'da yer alan minik masamın başında kahve bahane yazısı yazmaya başladım. Krakow'un bir sıcak bir soğuk geçen yaz ayına ayak uydurma çalışırken, türk kahvesini french press usulü hazırladım bugün. Kahve almaya üşendiğimden değil canım; sadece yeni yöntemler denemek açısından böyle bir girişimde bulundum diyelim. Şu an yazdığıma ben bile inanmadım.

Türkiye'de her kahve içişimde, dur bir kare fotoğraf çekeyim dedim. Böylelikle kahve bahane serimde kullanacağım birçok görselim oldu. O kadar çok yedim içtim ki 3 kilo alarak geri döndüm. Şimdi her gün koşuyorum. Koşu için üç farklı program denedim. Merak edenler için ayrı bir yazıda bu uygulamaları anlatacağım.

Tatilde İstanbul günlerinin yanı sıra İzmir günleri de dolu dolu geçti. Çeşme'de bir hafta deniz ile iç içeydim. Enteresan bir şekilde Haziran başı olmasına rağmen deniz suyu sıcacıktı. Sonrasında Efes ve Şirince'yi ziyaret ettim. Alaçatı'da bir taş ev yapmanın hayalini kurdum. Evet! Arsayı alıp taş evi ben kendim yapacağım. Efes'te gezinirken eskiler bu işi nasıl yapmışlar diye araştırdım. Yani onlar yapmışsa ben de yapabilirim. Neden olmasın.



Tatilde dokuz kitap bitirdim. Birçok dergi aldım. Balkonda kitap okumanın keyfini çıkardım bol bol. Okuyamadığım yedi kitabı Krakow'a getirdim. Sanırım 5-6 kitabım İzmir'de kaldı. Artık onları da seneye gidince okurum. Tam burda ne diyoruz? Nasip, kısmet...







Kitap okumaktan arta kalan zamanda motif yaptım. Motiflerin birleşmesine 2 aydan az bir süre kaldı ve ben onların nasıl birleşip bir battaniye olacağı hakkında fikir sahibi değilim. O gün gelsin bir çaresine bakarız.



Tatiller insanın içini huzurla dolduruyor. Bolca güneş ve huzur depolayıp geldim. Aslında kendim için güzel kararlar aldım. Öncelikle sosyal medya denen şu illetten sıyrılmaya karar verdim. Blogumu bunun dışında tutuyorum. Burası hep vardı ve hep var olmaya devam edecek. Şimdi her gün ingilizce hikayeler okuyorum. 30 sayfalık kısa hikayeler. Sanırım benim ingilizce çalışma tekniğim bu. Yani izlerken, dinlerken sıkılıyorum ama okurken keyif alıyorum. O zaman okumaya devam.

İçimin huzur bulmasının bir nedeni de senelerce ödediğim ev kredisinin bitmiş olması. Şimdi her aklıma geldiğinde kiracıma dua ediyorum. İşleri yolunda gitsin de evde oturmaya devam etsin diye. Annem böyle ev sahibi görülmemiştir diyor. Haksız mıyım? Allah bol kazançlar versin ki ben de kazanayım.

Düzenli olarak para kazanmayı bırakalı dört sene olacak. Nachnuch cephesinde işler pek iyi gitmiyor. Sanırım elimdeki kumaşlar bitene kadar çanta dikmeye devam edip ondan sonra biraz ara vereceğim. Emeklerimin karşılıksız kalması can sıkıntısından başka bir duygu yaşatmıyor bana. Umarım ki Nachnuchlar bir gün hak ettiği değeri görecektir.



Fark ettiniz mi bilmiyorum; yazının enerjisi iyiyken bir anda depresif bir hal almaya başladı. Bunun müsebbibi 12 derece olan hava sıcaklığı olabilir. Sonuçta İzmir'in mis gibi sıcağını bırakıp 12 derece olan hava sıcaklığına alışmak kolay değil.


Daha fazla iç karartmadan yazının sonu gelsin.
Bir sonraki kahve bahane yazısında görüşünceye dek şen ve esen kalın.
Sevgiler.

✄----------------------------------------------------------------------
Paylaş:

4 yorum :

  1. Yazının başlangıcı Türkiye'de geçen günlerin enerjisiyle yüksekken sonlara doğru bu enerjin düşmüş Yasemin. El işi, göz nuru derler ya bu tür ürünlerin değerini bulması bazen çok zor oluyor. Yine de üretme işine ara vermemeni dilerim. Sosyal medya kararında ayrıntıya girmemişsin. Elini eteğini çekiyor musun yoksa mecralardan? :o

    Hayırlı ev sahibi... Bu devirde nesli tükeniyor sizlerin. :)
    Kalemine sağlık...

    YanıtlaSil
  2. Ev kredisini bitirmek önemli. Kurtulmussunuz. Kiracının da bol kazançlar :)

    YanıtlaSil
  3. Blogunu diğer sosyal medyalarda ayrı tutmana sevindim. Blog yazmak gerçekten apayrı bir şey :)

    YanıtlaSil
  4. Oh ne güzel tatil olmuş, deniz-kum-güneş ilaç gibidir ilaç..

    Kendim uğraştıkça el işinin ne kadar değerli olduğunu daha da iyi anlar oldum. Ama insanlar da üretmeye üretmeye herşeyi bir o kadar değersiz görüyorlar. Aslında en güzeli, kazancı buna bağlamadan zevk için üretmek..

    Artık tatile girdim, biraz da uzaklardayım. Kafa sakinken oturayım araştırayım da birleştirme konusunda bir yazı hazırlayım :)

    Kocaman sevgilerimle

    YanıtlaSil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.