30 Aralık 2016

2016 yılında okuduğum kitaplar ve kitaplara ilişkin notlarım ( Bölüm 2)

Kitap adı: Yüzyıllık Yalnızlık
Yazarı: Gabriel Garcia Marquez
Sayfa Sayısı: 464


Yazarın okuduğum 3. kitabı Yüzyıllık Yalnızlık. Yazar çocukluğunda etkilendiği birçok şeyi kitabında güzel ve akıcı bir edebi dille anlatıyor.

"Ne bekliyordun? diye mırıldandı. " Zaman geçip gidiyor."
"Evet, ölye" dedi. " Ama çabuk da geçmiyor."

"Yüzyıllık yalnızlığa mahkum edilen soyların, yeryüzünde ikinci bir deney fırsatı olamazdı. "








Kitap adı: Kolera Günlerinde Aşk
Yazarı: Gabriel Garcia Marquez
Sayfa Sayısı: 396

Yüzyıllık Yalnızlıktan sonra okudum bu kitabı. Basit bir aşk hikayesinin Gabriel'in kalemi ile okunulası bir sanat eserine dönüştüğüne şahit olmak isterseniz bu kitap tam sizlik.  Bitmek tükenmek bilmeyen bir aşkın izlerini taşıyor.

"Her şeye karşın, yüreğin belleğinin kötü anılarını sildiğini, iyileri büyüttüğünü, geçmişe katlanmayı bu hile sayesinde başardığımızı bilmeyecek kadar gençti daha. "







Kitap adı: Sisifos Söyleni
Yazarı: Albert Camus
Sayfa Sayısı: 160


Camus okumaya bu kitap ile başlarsanız, muhtemelen yazarın diğer kitaplarını okuma isteğiniz oluşmadan yok olup gidecektir. İlk kez Camus okumak isteyenler için Yabancı adlı kitabını tavsiye ederim.

" Bir insanın düşüncesi her şeyden önce özlemidir."

"Çünkü Tanrı önünde, bir özgürlük sorunundan çok, bir kötülük sorunu vardır. Seçeneği biliyoruz: ya özgür değiliz ve kötülükten her gücü elinde tutan Tanrı sorumludur; ya özgür ve sorumluyuz, ama Tanrı her gücü elinde tutmamaktadır."

Okuduklarımı paylaşmaya devam. Bu arada 2017 yılı için okunacaklar listeme kitap önerisinde bulunursanız çok memnun olurum.


Kitap adı: İnsancıklar
Yazarı: Dostoyevski
Sayfa Sayısı: 175

Dostoyevski'nin ilk romanı olmasından dolayı, bilinen diğer kitaplarının yanında biraz daha hafif kalabilir. Lakin bu kitap aslında Dostoyevski'nin diğer tüm kitapalarında işleyeceği acıma duygusunun temellerini attığının da bir göstergesidir.

"Neden biri üç gün aç yatarken öbürü tıka basa yesin? Ben öyle sanıyorum ki; bunlar Tanrı'nın bile gücüne gidiyordur."

"İnsan başkalarının kusurlarını bulmaya çalışırken kendi kusurlarının farkına varamıyor."






Kitap adı: Şato
Yazarı: Franz Kafka
Sayfa Sayısı: 360

Şato için " iktidar ile bireyin bürokrasiden doğan iletişimsizliğinin romanı " deniyor. Kadastrocu olarak bir köyde göreve başlayan K. nın şatoya ulaşma ve sesini duyurabilme hikayesini Kafkaya özgü yazım dile okuyorsunuz. Kafka'nın özellikle vurgulamak istediği şey statü sahibi insanlara ulaşmanın zorluğu gözler önüne koymak. Kahramanının çabaları ise gerçek hayatta normal bir insanın, devlete karşı sesi duyurma çabasıyla eş değerdi.
Kafka'yı çok sevdiğim ve tüm kitaplarını okumak istediğim için Şato'yu okudum. İlk kez Kafka okuyacaksanız eğer bu kitaptan başlamayın derim ;)









Paylaş:

5 yorum :

  1. Dostoyevski'nin İnsancıkları ilk kitabıdır ve gerçekten güzeldir. Elbette öncesi çok roman varsa da Rus edebiyatının klasik romanlarının öncüsüdür.
    Kafka okumak zor zenaattir. Yazar göndermeler yaparak anlatır söylemek istediklerini. Şato'da böyle, küçük insanın zayıflığını gösteren çarpıcı bir kitaptır. Kafka'nın romanları giriş-gelişme-sonuç zincirlemesi olmayan aniden sona eren kitaplardır. Arkalarında çok soru bırakırlar.

    YanıtlaSil
  2. İki kitabı okumamışım, not alayım... İyi seneler... Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Yüzyıllık Yanlnızlık türü sevenlerin kaçırmaması gereken bir kitap gerçekten. Paylaşımınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. Kesinlikle ALbert Camus hakkındaki görüşüne katılıyorum. Bir yazarı ilk hangi kitabından okuyacağını bilmek gerçekten önemli.
    Dostoyevski hiç okumayan yoktur muhtemelen ama İnsancıklar kitabı mutlaka değerli bir kitap olarak okunmalı.
    Kafka zaten çoğumuzun hayran olduğu değerli yazar. Benimde şuan kitaplığımda okunmayı bekleyen eseri Şato.
    Gerçekten paylaşımların için çok teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şato adlı kitabını okudum. Tam Kafka'nın kalemine özgü bir eser olmuş. Keyifli okumalar dilerim.

      Sil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Blog Arşivi