9 Haziran 2015

Sadece yazmak istedim...

Yazmak tam olarak onun işi. Sevinçlerini, aşklarını, düzene kızgınlıklarını öyle güzel satırlara döker ki, bıkmadan tekrar tekrar okuyabilirsiniz. Onunla sevinip, hülyalara dalıp, sizde haksızlıklara isyan çığlıkları atabilirsiniz. İşte benim bünyemde bıraktığı ektinin tam olarak tanımı bu.

Bu günlerde yazdıkları ise çok daha derin duygular barındırıyor ve tam kalbime dokunuyor. Büyük kayıplar, ruhta kapanmayan yaralar açar. O ise yavaş yavaş sarmaya çalıştığı yarasını satırlara döküyor. Her yazışında biraz daha kapanıyor belki yarası. Belki de her yazışında yeniden kanıyor.

Bundan tam 16 ay önce tanıdım ben onu. Yapamam dediğim şey ( hiç bir zaman sevmediğim ingilizce) hakkında o kadar güzel cesaretlendirdi ki beni. Onun yol göstermeleri sayesinde, kendime güvendim ve şimdi bambaşka bir ülkeden bu satırları yazıyorum.

O zamanlar sadece öğretmen kimliğini biliyordum. Sonra yazıları ile aslında ne çok kimliğe sahip olduğunu anladım. O harika bir evlat, tam bir Sezen Aksu aşığı, iyi bir tiyatrocu, dumanın ev arkadaşı, ülkesine değer veren bir vatansever ve arkadaşlarının biricik dostuydu.

Sevgili Ferit Günaydın seni satırlara sığdırmak çok zor.
İyiki varsın.
Ve lütfen var olmaya devam et.



Paylaş:

0 yorum :

Yorum Gönder

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.

Blog Arşivi